(الرسول صلى الله عليه وسلم وأبو بكر يتعرفان أخبار قريش) :
Resûl (sallallahu aleyhi ve sellem) ve Ebu Bekir'in Kureyş haberlerini araştırması
ثم ارتحل رسول الله صلى الله عليه وسلم من ذفران، فسلك على ثنايا. يقال
لها
الأصافر، ثم انحط منها إلى بلد يقال له: الدبة، وترك الحنان بيمين وهو
كثيب عظيم كالجبل العظيم، ثم نزل قريبا من بدر، فركب هو ورجل من أصحابه:
قال ابن هشام: الرجل هو أبو بكر الصديق.
قال ابن إسحاق كما حدثني محمد بن يحيى بن حبان: حتى وقف على شيخ من
العرب، فسأله عن قريش، وعن محمد وأصحابه، وما بلغه عنهم، فقال الشيخ: لا
أخبركما حتى تخبراني ممن أنتما؟ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: إذا
أخبرتنا أخبرناك. قال: أذاك بذاك؟ قال: نعم، قال الشيخ فإنه بلغني أن محمدا
وأصحابه خرجوا يوم كذا وكذا، فإن كان صدق الذي أخبرني، فهم اليوم بمكان كذا
وكذا، للمكان الذي به رسول الله صلى الله عليه وسلم، وبلغني أن قريشا خرجوا
يوم كذا وكذا، فإن كان الذي أخبرني صدقني فهم اليوم بمكان كذا وكذا للمكان
الذي فيه قريش. فلما فرغ من خبره، قال: ممن أنتما؟ فقال رسول الله صلى الله
عليه وسلم: نحن من ماء، ثم انصرف عنه. قال يقول الشيخ: ما من ماء، أمن ماء
العراق؟ قال ابن هشام: يقال: ذلك الشيخ: سفيان الضمري.
Türkçe Tercüme
(Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile Ebû Bekir'in Kureyş haberlerini araştırmaları)
Sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Zafran'dan yola çıktı, Asâfir denilen dağ geçitlerinden geçti, sonra oradan Debbe denilen bir yere indi ve büyük bir dağ gibi olan kocaman kum tepesi Hınnân'ı sağında bırakarak Bedr'e yakın bir yere konakladı. Sonra kendisi ve ashabından bir adam bindi:
İbn Hişam dedi ki: O adam Ebû Bekir es-Sıddîk'tir.
İbn İshak dedi ki, bana Muhammed b. Yahyâ b. Habbân'ın rivayet ettiğine göre: Nihayet Araplardan yaşlı bir adamın yanına vardılar. Ona Kureyş'ten, Muhammed'den ve ashabından, kendisine ulaşan haberlerden sordular. Yaşlı adam dedi ki: Siz bana kim olduğunuzu söylemedikçe ben size haber vermem. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki: Sen bize haber verirsen biz de sana haber veririz. Adam: Bu buna karşılık mı olacak, dedi. Resûlullah: Evet, dedi.
Yaşlı adam dedi ki: Bana ulaşan habere göre Muhammed ve ashabı falan gün yola çıkmışlar; bana haber veren doğru söylediyse bugün falan yerdedirler -ki bu, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in bulunduğu yerin ta kendisiydi-. Yine bana ulaştı ki Kureyş falan gün yola çıkmışlar; bana haber veren doğru söylediyse bugün falan yerdedirler -ki bu da Kureyş'in bulunduğu yerin ta kendisiydi-.
Haberini bitirince: Siz kimlerdensiniz, dedi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: Biz sudanız, dedi, sonra onun yanından ayrıldı. Yaşlı adam dedi ki: Ne sudan, Irak suyundan mı?
İbn Hişam dedi ki: O yaşlı adamın Süfyân ed-Damrî olduğu söylenir.
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.