KURAN KATİBİ
← es-Sîretü'n-Nebeviyye

(ادعاء المشركين على النبي بتعليم جبر له، وما أنزل الله في ذلك) :

(Müşriklerin, Peygamber'e birinin ders verdiği iddiası ve Allah'ın bu konuda indirdiği ayet):

وكان رسول الله صلى الله عليه وسلم- فيما بلغني- كثيرا ما يجلس عند

المروة إلى مبيعة غلام نصراني، يقال له: جبر، عبد لبني الحضرمي، فكانوا

يقولون: والله ما يعلم محمدا كثيرا مما يأتي به إلا جبر النصراني، غلام بني

الحضرمي. فأنزل الله تعالى في ذلك من قولهم: ولقد نعلم أنهم يقولون إنما

يعلمه بشر لسان الذي يلحدون إليه أعجمي، وهذا لسان عربي مبين 16: 103.

قال ابن هشام: يلحدون إليه: يميلون إليه. والإلحاد: الميل عن الحق.

قال رؤبة بن العجاج:

إذا تبع الضحاك كل ملحد

قال ابن هشام: يعني الضحاك الخارجي، وهذا البيت في أرجوزة له.

Türkçe Tercüme

Müşriklerin, Peygamber'e birinin öğreterek onu okuttuğu iddiasında bulunmaları ve Allah'ın bu konuda indirdiği ayet:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem -bana ulaştığına göre- çoğu zaman Merve'de, Hadremî oğullarının kölesi olan ve Cebr denilen Hristiyan bir gencin dükkânının yanında otururdu. Bunun üzerine (müşrikler) şöyle diyorlardı: "Vallahi, Muhammed'in getirdiği şeylerin çoğunu ona Hadremî oğullarının kölesi olan Hristiyan Cebr'den başkası öğretmiyor." Bunun üzerine Allah Teâlâ, onların bu sözlerine dair şu ayeti indirdi: "Andolsun biliyoruz ki onlar, 'Ona bunu bir insan öğretiyor' diyorlar. Kendisine nispet ettikleri kişinin dili yabancıdır, hâlbuki bu apaçık bir Arapça dildir." (Nahl, 16/103)

İbn Hişam der ki: "Yülhidûne ileyhi" ifadesi, "ona meylediyorlar" demektir. El-ilhâd ise haktan sapıp meyletmek anlamına gelir.

Ru'be b. el-Accâc şöyle demiştir: "Dahhâk her sapkına (mülhide) tabi olduğunda..."

İbn Hişam der ki: Burada kastedilen Hâricî Dahhâk'tır ve bu beyit onun bir recez şiirinden alınmıştır.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.