KURAN KATİBİ
← es-Sîretü'n-Nebeviyye

(الأخدود لغة) :

(Hendek kelimesinin dil açısından incelenmesi):

قال ابن هشام: الأخدود: الحفر المستطيل في الأرض، كالخندق والجدول ونحوه،

وجمعه أخاديد. قال ذو الرمة، واسمه غيلان بن عقبة، أحد بني عدي ابن عبد

مناف بن أد بن طابخة بن إلياس بن مضر:

من العراقية اللاتي يحيل لها ... بين الفلاة وبين النخل أخدود

يعني جدولا. وهذا البيت في قصيدة له. قال: ويقال لأثر السيف والسكين في

الجلد وأثر السوط ونحوه: أخدود، وجمعه أخاديد.

Türkçe Tercüme

(Ahdûd kelimesinin lugat manası):

İbn Hişam der ki: Ahdûd, hendek, cetvel (su arkı) ve benzeri şeyler gibi yerde uzunlamasına açılan kazıdır, çoğulu ahâdîddir. Zü'r-Rumme -ki asıl adı Adî ibn Abdimenâf ibn Ed ibn Tâbiha ibn İlyâs ibn Mudar oğullarından Gaylân ibn Ukbe'dir- şöyle demiştir:

"Iraklı develerden öyle biri var ki, çöl ile hurmalık arasında onun için bir ahdûd (su arkı) döner durur."

Burada cetvel (su arkı) kastedilmiştir. Bu beyit onun bir kasidesi içindedir. İbn Hişam der ki: Kılıç ve bıçağın deride bıraktığı ize, kırbaç izine ve benzerlerine de ahdûd denir, çoğulu ahâdîddir.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.