KURAN KATİBİ
← es-Sîretü'n-Nebeviyye

(استشارة الرسول لعلي وأسامة) :

(Rasulullah'ın Ali ve Üsame'ye danışması):

(قالت ) فدعا علي بن أبي طالب رضوان الله عليه، وأسامة بن زيد،

فاستشارهما، فأما أسامة فأثنى علي خيرا وقاله، ثم قال: يا رسول الله، أهلك

ولا نعلم منهم إلا خيرا، وهذا الكذب والباطل، وأما علي فإنه قال: يا رسول

الله إن النساء لكثير، وإنك لقادر على أن تستخلف، وسل الجارية، فإنها

ستصدقك.

فدعا رسول الله صلى الله عليه وسلم بريرة ليسألها، قالت: فقام إليها علي

بن أبي طالب، فضربها ضربا شديدا، ويقول: اصدقي رسول الله صلى الله عليه

وسلم، قالت: فتقول والله ما أعلم إلا خيرا، وما كنت أعيب على عائشة شيئا،

إلا أني كنت أعجن عجيني، فآمرها أن تحفظه، فتنام عنه، فتأتي الشاة فتأكله.

Türkçe Tercüme

(Peygamber'in Ali ve Üsame ile İstişaresi):

(Âişe) dedi ki: Bunun üzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Ali bin Ebu Talib -Allah ondan razı olsun- ile Üsame bin Zeyd'i çağırdı ve onlarla istişare etti. Üsame, hakkımda hayırdan başka bir şey söylemedi ve şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü, onlar senin ehlindir, biz onlardan hayırdan başka bir şey bilmiyoruz. Bu, yalan ve batıldan başka bir şey değildir." Ali ise şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü, kadınlar çoktur, sen istediğinle evlenmeye kadirsin. Cariyeye sor, o sana doğruyu söyleyecektir."

Bunun üzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Berîre'yi çağırıp ona sormak istedi. (Âişe) dedi ki: Ali bin Ebu Talib onun yanına vardı ve ona şiddetli bir şekilde vurarak: "Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme doğruyu söyle!" dedi. Berîre de şöyle diyordu: "Vallahi ben hayırdan başka bir şey bilmiyorum. Âişe'de hiçbir kusur görmedim, ancak şu vardı: Ben hamurumu yoğururdum, ona bekçilik etmesini söylerdim, o ise uyuyakalırdı, sonra koyun gelip hamuru yerdi."

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.