(شعر صفية في بكاء حمزة) :
Safiyye'nin Hamza'ya ağıt şiiri
قال ابن إسحاق: وقالت صفية بنت عبد المطلب تبكي أخاها حمزة بن عبد
المطلب:
أسائلة أصحاب أحد مخافة ... بنات أبي من أعجم وخبير
فقال الخبير إن حمزة قد ثوى ... وزير رسول الله خير وزير
دعاه إله الحق ذو العرش دعوة ... إلى جنة يحيا بها وسرور
فذلك ما كنا نرجي ونرتجي ... لحمزة يوم الحشر خير مصير
فو الله لا أنساك ما هبت الصبا ... بكاء وحزنا محضري ومسيري
على أسد الله الذي كان مدرها ... يذود عن الإسلام كل كفور
فيا ليت شلوي عند ذاك وأعظمي ... لدى أضبع تعتادنى ونسوره
أقول وقد أعلى النعي عشيرتي ... جزى الله خيرا من أخ ونصير
قال ابن هشام: وأنشدني بعض أهل العلم بالشعر قولها:
بكاء وحزنا محضري ومسيري
Türkçe Tercüme
(Safiyye'nin Hamza'nın Ölümüne Ağladığı Şiiri)
İbn İshak dedi ki: Safiyye bint Abdulmuttalib, kardeşi Hamza bin Abdulmuttalib'e ağlayarak şöyle dedi:
Uhud ashabına, korkuyla, babamın kızları hakkında soru soran biri olarak sesleniyorum; ne bilgisiz birinden ne de haberdar birinden.
Haberdar olan dedi ki: Hamza artık orada yatıyor; Allah Resûlü'nün veziri, vezirlerin en hayırlısı.
Hak İlah, arşın sahibi, onu bir davetle çağırdı; içinde yaşayacağı ve sevinç bulacağı cennete.
İşte bu, kıyamet günü Hamza için umduğumuz ve dilediğimiz en hayırlı sondu.
Allah'a yemin olsun, sabâ rüzgârı estiği sürece seni unutmayacağım; ağlayarak ve hüzünle, gittiğim her yerde, kaldığım her yerde.
Allah'ın arslanı için ki o, İslam'ı her nankörden savunan bir kalkandı.
Keşke o sırada bedenim ve kemiklerim de orada olsaydı, sırtlanların ve kartalların uğrak yeri olan yanında.
Ölüm haberi kabilemi kapladığında dedim ki: Allah, bir kardeş ve yardımcı olarak ona en hayırlı karşılığı versin.
İbn Hişam dedi ki: Şiire vâkıf bazı ilim ehli bana onun şu sözünü şöyle okudu:
"Ağlayarak ve hüzünle, gittiğim her yerde, kaldığım her yerde."
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.