KURAN KATİBİ
← Siyer

22. Mekke'nin Fethi (630)

Hudeybiye antlaşmasını, Kureyş'in müttefiki Beni Bekir'in, Müslümanların müttefiki Huzaa'ya gece baskını bozdu; Kureyş silah yardımı yapmıştı. Efendimiz hazırlığı büyük bir gizlilikle yürüttü ve hicretin sekizinci yılı Ramazan'ında on bin kişilik orduyla Mekke önlerine geldi. Gece her askere ateş yaktırdı; on bin ateşi gören Kureyş'in direnme umudu kırıldı. Ebu Süfyan, Abbas'ın himayesinde huzura getirilip Müslüman oldu; Efendimiz onun gönlünü de yücelterek 'Ebu Süfyan'ın evine sığınan güvendedir' buyurdu.

Ordu şehre dört koldan, Halid bin Velid'in kolundaki küçük çatışma dışında kan dökmeden girdi. Yirmi yıl önce doğduğu bu şehirden ölüm tuzaklarıyla çıkarılan Efendimiz, şimdi zafer günü devesinin üzerinde, tevazudan başı secdeye değercesine eğik, Fetih Suresi'ni okuyarak giriyordu. Kabe üç yüz altmış puttan temizlendi; Efendimiz her putu devirirken 'Hak geldi, batıl yok oldu; batıl zaten yok olmaya mahkumdur' ayetini okuyordu. Bilal, Kabe'nin üstünde ezan okudu.

Sonra yıllarca kendisine ve ashabına akla gelmedik zulümler yapmış Mekkelilere döndü: 'Ey Kureyş topluluğu! Size ne yapacağımı sanıyorsunuz?' 'Sen kerim bir kardeşsin, kerim bir kardeş oğlusun; hayır umarız' dediler. Cevap, insanlık tarihinin en büyük aflarından biri oldu: 'Bugün size kınama yok. Gidiniz, hepiniz serbestsiniz.' Bu af, kılıcın açamayacağı kalpleri açtı; Mekke bölük bölük Müslüman oldu. Efendimiz Medine'ye döndü; çünkü hicret yurdu ve devletin merkezi artık orasıydı.