KURAN KATİBİ
← es-Sîretü'n-Nebeviyye

(خروج قوم ابن أبي عليه وشعره في ذلك) :

İbn Übey'in kavminin ona karşı çıkması ve bu konudaki şiiri

قال ابن إسحاق: فحدثني محمد بن مسلم الزهري، عن عروة بن الزبير، عن أسامة

بن زيد بن حارثة، حب رسول الله صلى الله عليه وسلم، قال: ركب رسول الله

صلى الله عليه وسلم إلى سعد بن عبادة يعوده من شكو أصابه على

حمار عليه إكاف ، فوقه قطيفة فدكية مختطمة بحبل من ليف،

وأردفني رسول الله صلى الله عليه وسلم خلفه. قال: فمر بعبد الله بن أبي،

وهو (في) ظل مزاحم أطمه .

قال ابن هشام: مزاحم: اسم الأطم.

قال ابن إسحاق: وحوله رجال من قومه. فلما رآه رسول الله صلى الله عليه

وسلم تذمم من أن يجاوزه حتى ينزل فنزل فسلم ثم جلس قليلا فتلا القرآن

ودعا إلى الله عز وجل، وذكر بالله وحذر، وبشر وأنذر قال: وهو زام لا

يتكلم، حتى إذا فرغ رسول الله صلى الله عليه وسلم من مقالته، قال: يا هذا،

إنه لا أحسن من حديثك هذا إن كان حقا فاجلس في بيتك فمن جاءك له فحدثه

إياه، (و) من لم يأتك فلا تغته به، ولا تأته في مجلسه بما يكره

منه. قال: فقال عبد الله بن رواحة في رجال كانوا عنده من المسلمين: بلى،

فاغشنا به، وائتنا في مجالسنا ودورنا وبيوتنا، فهو والله مما نحب، ومما

أكرمنا الله به وهدانا له، فقال عبد الله بن أبي حين رأى من خلاف قومه ما

رأى:

متى ما يكن مولاك خصمك لا تزل ... تذل ويصرعك الذين تصارع

وهل ينهض البازي بغير جناحه ... وإن جذ يوما ريشه فهو واقع

قال ابن هشام: البيت الثاني عن غير ابن إسحاق.

Türkçe Tercüme

(İbn Übey'in Kavminin Ona Karşı Çıkması ve Bu Konudaki Şiiri)

İbn İshak dedi ki: Bana Muhammed b. Müslim ez-Zührî, Urve b. ez-Zübeyr'den, o da Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sevgilisi Üsâme b. Zeyd b. Hârise'den rivayet etti, dedi ki: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kendisine isabet eden bir rahatsızlıktan dolayı Sa'd b. Ubâde'yi ziyaret etmek üzere, üzerinde palan bulunan, palanın üzerine de lif ipiyle yularlanmış Fedekî bir kadife örtülü bir eşeğe binerek yola çıktı. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem beni de arkasına bindirdi.

Dedi ki: Yolda Abdullah b. Übey'in yanından geçti; o sırada Mezâhim adlı hisarının gölgesindeydi.

İbn Hişam dedi ki: Mezâhim, o hisarın adıdır.

İbn İshak dedi ki: Kavminden bazı adamlar da etrafındaydı. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onu görünce, inmeden yanından geçmeyi uygun görmedi de indi, selam verdi, sonra biraz oturdu, Kur'an okudu, Allah azze ve celle'ye davet etti, Allah'ı andı, sakındırdı, müjdeledi ve uyardı.

Dedi ki: Abdullah b. Übey ise sesini çıkarmadan susuyordu. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sözünü bitirince, dedi ki: "Ey adam, bu söylediğin, eğer doğruysa, senin bu sözünden daha güzeli olamaz. Sen evinde otur, sana kim gelirse ona anlat; sana gelmeyene ise onu zorla dinletme, hoşlanmadığı halde onu meclisinde bulup söyleme."

Dedi ki: Bunun üzerine yanında bulunan Müslümanlardan bazı adamlar arasında Abdullah b. Revâha dedi ki: "Hayır, vallahi bize gel, meclislerimizde, evlerimizde, konutlarımızda bizi bununla ziyaret et. Zira bu, Allah'a yemin olsun ki sevdiğimiz ve Allah'ın bizi onunla şereflendirip kendisine hidayet ettiği bir şeydir."

Abdullah b. Übey ise kavminin muhalefetini görünce şöyle dedi:

"Mevlan senin hasmın olduğunda, sen sürekli zillete düşer ve karşı geldiklerin seni yere serer.

Doğan kuşu kanatları olmadan uçabilir mi? Bir gün tüyleri koparılırsa, düşer kalır."

İbn Hişam dedi ki: İkinci beyit, İbn İshak'tan başkasına aittir.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.