(إرسال عمرو ثم إمداده) :
(Amr'ın gönderilmesi, sonra ona yardım gönderilmesi):
وغزوة عمرو بن العاص ذات السلاسل من أرض بني عذرة. وكان من حديثه أن رسول
الله صلى الله عليه وسلم بعثه يستنفر العرب إلى الشام. وذلك أن أم العاص
ابن وائل كانت امرأة من بلي، فبعثه رسول الله صلى الله عليه وسلم إليهم
يستألفهم لذلك، حتى إذا كان على ماء بأرض جذام، يقال له السلسل، وبذلك سميت
تلك الغزوة، غزوة ذات السلاسل، فلما كان عليه خاف فبعث إلى رسول الله صلى
الله عليه وسلم يستمده، فبعث إليه رسول الله صلى الله عليه وسلم أبا عبيدة
بن الجراح في المهاجرين الأولين، فيهم أبو بكر وعمر، وقال لأبي عبيدة حين
وجهه:
لا تختلفا، فخرج أبو عبيدة حتى إذا قدم عليه، قال له عمرو: إنما جئت مذدا
لي، قال أبو عبيدة: لا، ولكني على ما أنا عليه، وأنت على ما أنت عليه،
وكان أبو عبيدة رجلا لينا سهلا، هينا عليه أمر الدنيا، فقال له عمرو: بل
أنت مدد لي، فقال أبو عبيدة: يا عمرو، وإن رسول الله صلى الله عليه وسلم
قال لي:
لا تختلفا، وإنك إن عصيتني أطعتك، قال: فإني الأمير عليك، وأنت مدد لي،
قال: فدونك. فصلى عمرو بالناس.
Türkçe Tercüme
(Amr'ın gönderilişi ve sonra ona yardım gönderilmesi):
Amr b. el-As'ın Beni Uzre topraklarındaki Zâtü's-Selâsil gazvesi. Bu olayın hikâyesi şöyledir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onu, Arapları Şam'a karşı savaşa çağırmak için göndermişti. Bunun sebebi, Âs b. Vâil'in annesinin Belî kabilesinden bir kadın olmasıydı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onu, bu maksatla o kabileyle uzlaşma sağlaması için göndermişti. Öyle ki Cüzâm topraklarında Selsel denilen bir suya ulaştığında -bu gazveye "Zâtü's-Selâsil gazvesi" adı da bu sudan gelmektedir- orada bulunduğu sırada korkuya kapıldı ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e yardım istemek üzere haber gönderdi. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ilk muhacirlerden oluşan bir kuvvetle Ebu Ubeyde b. el-Cerrah'ı gönderdi; aralarında Ebu Bekir ve Ömer de vardı. Ebu Ubeyde'yi gönderirken ona şöyle demişti:
"Aranızda ihtilafa düşmeyin."
Ebu Ubeyde yola çıktı, nihayet Amr'ın yanına vardığında Amr ona: "Sen bana ancak yardımcı kuvvet olarak geldin" dedi. Ebu Ubeyde: "Hayır, ben kendi konumumdayım, sen de kendi konumundasın" dedi. Ebu Ubeyde yumuşak huylu, kolay geçinen, dünya işlerini kendine dert etmeyen bir adamdı. Amr yine ısrarla: "Hayır, sen bana yardımcı kuvvetsin" dedi. Ebu Ubeyde: "Ey Amr, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana 'aranızda ihtilafa düşmeyin' dedi. Eğer sen bana isyan edersen ben sana itaat ederim" dedi. Amr: "Öyleyse ben senin üzerine emirim, sen bana yardımcı kuvvetsin" dedi. Ebu Ubeyde: "Al öyleyse (emirliği)" dedi. Bunun üzerine Amr, halka namaz kıldırdı.
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.