KURAN KATİBİ
← es-Sîretü'n-Nebeviyye

(انتساب الوفد إلى آكل المرار) :

(Heyetin Âkilü'l-Mürar'a nispet edilmesi):

ثم قال له الأشعث بن قيس: يا رسول الله: نحن بنو آكل المرار، وأنت ابن

آكل المرار، قال: فتبسم رسول الله صلى الله عليه وسلم، وقال: ناسبوا بهذا

النسب العباس بن عبد المطلب، وربيعة بن الحارث، وكان العباس وربيعة رجلين

تاجرين وكانا إذا شاعا في بعض العرب، فسئلا ممن هما؟ قالا: نحن بنو آكل

المرار، يتعززان بذلك، وذلك أن كندة كانوا ملوكا. ثم قال لهم: لا، بل نحن

بنو النضر

ابن كنانة، لا نقفو أمنا، ولا ننتفي من أبينا، فقال الأشعث بن قيس:

هل فرغتم يا معشر كندة؟ والله لا أسمع رجلا يقولها إلا ضربته ثمانين.

Türkçe Tercüme

(Heyetin Âkilü'l-Mürâr'a nispet edilmesi):

Sonra Eş'as bin Kays ona dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü, biz Âkilü'l-Mürâr'ın oğullarıyız, sen de Âkilü'l-Mürâr'ın oğlusun." Bunun üzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem tebessüm etti ve şöyle buyurdu: "Bu nesebi Abbas bin Abdulmuttalib ile Rebîa bin Hâris'e nispet ediyorsunuz." Abbas ve Rebîa tüccar iki adamdı; Araplar arasında yolculuk ettiklerinde kendilerine "kimlerdensiniz?" diye sorulduğunda, "biz Âkilü'l-Mürâr'ın oğullarıyız" derlerdi, bununla övünürlerdi; çünkü Kinde kabilesi krallardandı. Sonra Peygamber onlara dedi ki: "Hayır, biz Nadr bin Kinâne'nin oğullarıyız; annemizin izinden gitmeyiz, babamızdan da yüz çevirmeyiz." Bunun üzerine Eş'as bin Kays: "Ey Kinde topluluğu, işiniz bitti mi? Vallahi bundan sonra bunu söyleyen hiç kimseyi işitmeyeceğim ki ona seksen değnek vurmayayım" dedi.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.