KURAN KATİBİ
← es-Sîretü'n-Nebeviyye

(طريقه إليهم ثم رجوعه عنهم) :

Onlara giden yolu ve ardından geri dönüşü

قال ابن إسحاق: فسلك على غراب، جبل بناحية المدينة على طريقه إلى الشام،

ثم على محيص ، ثم على البتراء، ثم صفق ذات اليسار، فخرج على بين

[6] ، ثم على صخيرات اليمام ، ثم استقام به الطريق على المحجة من طريق

مكة، فأغذ السير

سريعا، حتى نزل على غران، وهي منازل بني لحيان، وغران واد بين أمج

وعسفان، إلى بلد يقال له: ساية، فوجدهم قد حذروا وتمنعوا في رءوس الجبال.

فلما نزلها رسول الله صلى الله عليه وسلم وأخطأه من غرتهم ما أراد، قال: لو

أنا هبطنا عسفان لرأى أهل مكة أنا قد جئنا مكة، فخرج في مائتي راكب من

أصحابه حتى نزل عسفان، ثم بعث فارسين من أصحابه حتى بلغا كراع الغميم ،

ثم كر وراح رسول الله صلى الله عليه وسلم قافلا .

Türkçe Tercüme

(Onlara giden yolu ve dönüşü)

İbn İshak dedi ki: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Medine yakınlarında Şam yolu üzerinde bulunan Gırab adlı dağ üzerinden geçti, sonra Mahis üzerinden, sonra Batra üzerinden, sonra sol tarafa döndü ve Beyn'e çıktı, sonra Suhayratü'l-Yemam üzerinden geçti, sonra yol onu Mekke yolunun ana caddesine çıkardı ve hızla yürüyüşe devam etti, ta ki Benî Lihyân'ın konak yerleri olan Gırân'a indi -Gırân, Emec ile Usfân arasında bir vadidir- Sâye denilen bir yere kadar gitti. Onları tedbir almış ve dağların tepelerinde sığınmış buldu.

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem oraya indiğinde, onları gafil avlama arzusu gerçekleşmeyince şöyle dedi: "Eğer Usfân'a insek, Mekke halkı bizim Mekke'ye geldiğimizi sanır." Bunun üzerine ashabından iki yüz binici ile çıkıp Usfân'a indi, sonra ashabından iki süvariyi gönderdi, onlar da Kurâu'l-Gamîm'e kadar ulaştılar. Sonra Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem geri döndü ve Medine'ye doğru yola koyuldu.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.