KURAN KATİBİ
← es-Sîretü'n-Nebeviyye

(تبرؤ ابن الصامت من حلفهم وما نزل فيه وفي ابن أبي) :

(İbnü's-Sâmit'in onların ittifakından uzak durması ve bu konuda kendisi ve İbn Übey hakkında inenler) :

قال ابن إسحاق: وحدثني أبي إسحاق بن يسار، عن عبادة بن الوليد بن عبادة

ابن الصامت، قال: لما حاربت بنو قينقاع رسول الله صلى الله عليه وسلم، تشبث

بأمرهم عبد الله بن أبي بن سلول، وقام دونهم. قال: ومشى عبادة بن الصامت

إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم، وكان أحد بني عوف، لهم من حلفه مثل الذي

لهم من عبد الله بن أبي، فخلعهم إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم، وتبرأ

إلى الله عز وجل، وإلى رسوله صلى الله عليه وسلم من حلفهم، وقال:

يا رسول الله، أتولى الله ورسوله صلى الله عليه وسلم والمؤمنين، وأبرأ من

حلف هؤلاء الكفار وولايتهم. قال: ففيه وفي عبد الله بن أبي نزلت هذه القصة

من المائدة «يا أيها الذين آمنوا لا تتخذوا اليهود والنصارى أولياء بعضهم

أولياء بعض، ومن يتولهم منكم فإنه منهم، إن الله لا يهدي القوم الظالمين.

فترى الذين في قلوبهم مرض» 5: 51- 52 أي لعبد الله بن أبي وقوله: إني

أخشى الدوائر يسارعون فيهم يقولون نخشى أن تصيبنا دائرة فعسى الله أن يأتي

بالفتح أو أمر من عنده، فيصبحوا على ما أسروا في أنفسهم نادمين. ويقول

الذين آمنوا أهؤلاء الذين أقسموا بالله جهد أيمانهم 5: 52- 53، ثم القصة

إلى قوله تعالى: إنما وليكم الله ورسوله والذين آمنوا، الذين يقيمون الصلاة

ويؤتون الزكاة وهم راكعون 5: 55. وذكر لتولي عبادة بن الصامت الله

ورسوله والذين آمنوا، وتبرئه من بني قينقاع

وحلفهم وولايتهم: ومن يتول الله ورسوله والذين آمنوا فإن حزب الله هم

الغالبون 5: 56.

Türkçe Tercüme

(İbnü's-Sâmit'in İttifaklarından Berî Olması ve Kendisi ile İbn Übey Hakkında İnen Ayetler)

İbn İshak dedi ki: Bana babam İshak b. Yesar, Ubade b. Velid b. Ubade b. Sâmit'ten rivayet etti, dedi ki: Kaynuka oğulları Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile savaştığında, Abdullah b. Übey b. Selul onların işine sarılıp arkalarında durdu. Ubade b. Sâmit ise -ki kendisi Avf oğullarından biriydi ve onlarla, Abdullah b. Übey'in sahip olduğu gibi bir ittifak bağı vardı- Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e yürüdü ve onları bırakıp Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e döndü, Allah azze ve celle'ye ve Resulüne sallallahu aleyhi ve sellem onlarla olan ittifakından berî olduğunu bildirdi ve dedi ki:

"Ey Allah'ın Resulü, ben Allah'ı, Resulünü sallallahu aleyhi ve sellem ve müminleri dost edinirim; şu kâfirlerin ittifakından ve dostluğundan berîyim."

Dedi ki: Onun hakkında ve Abdullah b. Übey hakkında Mâide sûresinden şu kıssa indi: "Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez. Kalplerinde hastalık bulunanların, 'Başımıza bir felaket gelmesinden korkuyoruz' diyerek onların arasında koşuştuklarını görürsün." (Mâide, 5: 51-52) -yani Abdullah b. Übey hakkında- ve onun "Ben başımıza bir felaket gelmesinden korkuyorum, bu yüzden onlara koşuşuyorum" sözü hakkında; "Umulur ki Allah bir fetih getirir yahut katından bir emir gönderir de, içlerinde gizledikleri şeye pişman olurlar. İman edenler ise, 'Bunlar mı, sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle yemin edenler?' derler." (Mâide, 5: 52-53) ve kıssa şu ayete kadar sürer: "Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resulüdür ve namazı kılan, zekâtı veren, rükû eden müminlerdir." (Mâide, 5: 55)

Ve Ubade b. Sâmit'in Allah'ı, Resulünü ve müminleri dost edinmesi ile Kaynuka oğullarından, onların ittifakından ve dostluklarından berî olması hakkında şu ayet zikredildi: "Kim Allah'ı, Resulünü ve iman edenleri dost edinirse, bilsin ki Allah'ın taraftarları galip gelenlerin ta kendileridir." (Mâide, 5: 56)

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.