KURAN KATİBİ
← es-Sîretü'n-Nebeviyye

(شعر عبيدة بن الحارث في قطع رجله) :

(Ubeyde b. Haris'in bacağının kesilmesi hakkındaki şiiri):

قال ابن إسحاق: وقال عبيدة بن الحارث بن المطلب في يوم بدر، وفي قطع رجله

حين أصيبت، في مبارزته هو وحمزة وعلي حين بارزوا عدوهم- قال ابن هشام، وبعض

أهل العلم بالشعر ينكرها لعبيدة:

ستبلغ عنا أهل مكة وقعة ... يهب لها من كان عن ذاك نائيا

بعتبة إذ ولى وشيبة بعده ... وما كان فيها بكر عتبة راضيا

فإن تقطعوا رجلي فإنى مسلم ... أرجي بها عيشا من الله دانيا

مع الحور أمثال التماثيل أخلصت ... مع الجنة العليا لمن كان عاليا

[2]

وبعت بها عيشا تعرقت صفوه ... وعالجته حتى فقدت الأدانيا

فأكرمني الرحمن من فضل منه ... بئوب من الإسلام غطى المساويا

وما كان مكروها إلي قتالهم ... غداة دعا الأكفاء من كان داعيا

ولم يبغ إذ سالوا النبي سواءنا ... ثلاثتنا حتى حضرنا المناديا

لقيناهم كالأسد تخطر بالقنا ... نقاتل في الرحمن من كان عاصيا

فما برحت أقدامنا من مقامنا ... ثلاثتنا حتى أزيروا المنائيا

قال ابن هشام: لما أصيبت رجل عبيدة قال: أما والله لو أدرك أبو طالب هذا

اليوم لعلم أني أحق منه بما قال حين يقول:

كذبتم وبيت الله يبزى محمد ... ولما نطاعن دونه ونناضل

ونسلمه حتى نصرع حوله ... ونذهل عن أبنائنا والحلائل

وهذا البيتان في قصيدة لأبي طالب، وقد ذكرناها فيما مضى من هذا الكتاب.

Türkçe Tercüme

(Ubeyde b. Haris'in bacağının kesilmesi hakkındaki şiiri)

İbn İshak dedi ki: Ubeyde b. Haris b. Muttalib, Bedir günü, düşmanlarıyla teke tek çarpışan Hamza ve Ali ile birlikte kendisi de mübareze ederken bacağı kesildiğinde şöyle demişti -İbn Hişam der ki: Şiir konusunda bilgili bazı kimseler bu şiiri Ubeyde'ye ait olduğunu inkâr ederler:

"Mekke halkına, o günden uzak kalanların bile duyup şaşıracağı bir savaşı haber verecektir:

Utbe'nin geri dönüşünü ve ondan sonra Şeybe'nin durumunu; Bekir'in oğlu Utbe o savaştan hiç razı değildi.

Bacağımı kesseniz de ben Müslümanım; onunla Allah katında yakın bir hayat ummaktayım.

Hurilerle beraber, resim gibi güzel, yüce cennete has kılınmış olanlarla, yücelmek isteyene mahsus.

Onunla, safası çekilmiş, acısı denenmiş bir hayatı sattım, ta ki yakınlarımı bile kaybedinceye kadar.

Rahman lütfundan beni onurlandırdı; İslam'dan bir elbiseyle kötülükleri örttü.

Onlarla savaşmak bana hiç de hoş görünmedi, o sabah denkleri savaşa çağıran çağırdığında.

İstediklerinde Peygamber, bizden başkasını razı etmedi; üçümüz de çağırana varıncaya kadar.

Onlarla, mızraklarla salınan aslanlar gibi karşılaştık; Rahman uğrunda isyan edeni öldürmek için savaştık.

Ayaklarımız yerimizden ayrılmadı, üçümüz de düşmanları öldürünceye kadar."

İbn Hişam dedi ki: Ubeyde'nin bacağı isabet aldığında şöyle dedi: "Vallahi, Ebu Talib bugünü görseydi, söylediği şu sözde benim ondan daha haklı olduğumu bilirdi, dediği gibi:

'Yalan söylediniz, Allah'ın evine yemin olsun ki Muhammed alçaltılamaz; ne var ki onun uğrunda mızraklarla vuruşur ve çarpışırız.

Onu asla teslim etmeyiz, ta ki etrafında serilinceye kadar; oğullarımızı ve eşlerimizi bile unuturuz.'"

Bu iki beyit, Ebu Talib'in bir kasidesindendir; bu kitabın önceki bölümlerinde onu zikretmiştik.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.