16. Medine'de İlk Yıl: Mescid, Kardeşlik, Vesika
Medine'ye varır varmaz üç temel iş yapıldı ve bunlar İslam medeniyetinin çekirdeği oldu.
Önce mescid inşa edildi. Efendimiz kerpiç taşıyarak bizzat çalıştı. Mescid-i Nebevi yalnız namazgah değildi; eğitim yeri, danışma meclisi, devlet merkezi ve kimsesizlerin yurduydu. Bir tarafına, kalacak yeri olmayan yoksul sahabiler için gölgelik yapıldı; ilim uğruna burada yaşayan bu fedakarlara Ashab-ı Suffe denildi. Ebu Hüreyre gibi en çok hadis rivayet eden sahabiler bu okulun talebeleridir. Namaza çağrı meselesinde Abdullah bin Zeyd'in rüyasıyla ezan meşru kılındı; ilk müezzin, o gür ve yanık sesli Bilal oldu.
Sonra kardeşlik ilan edildi. Efendimiz, her şeyini Mekke'de bırakıp gelen muhacirlerle Medineli ensarı birer birer kardeş yaptı. Ensar, tarihte eşi görülmemiş bir cömertlik gösterdi; mallarını, bağlarını paylaşmaya kalktılar. Muhacirler ise 'Bize çarşının yolunu göster' diyecek kadar onurluydu; Abdurrahman bin Avf çarşıda ticarete başlayıp kısa sürede kendi kazancıyla evlendi.
Üçüncü iş, şehir halkıyla yazılı bir sözleşme yapmaktı. Medine Vesikası denilen bu metinle Müslümanlar, Yahudi kabileleri ve müşrik Araplar tek bir savunma topluluğu sayıldı; din hürriyeti, iç barış ve dış saldırıya karşı ortak savunma esasa bağlandı; anlaşmazlıklarda son merci olarak Allah'ın Resulü gösterildi. Bu belge, çok inançlı bir toplumun hukuk temelinde bir arada yaşamasının ilk yazılı örneklerindendir. Aynı dönemde kıble, Kudüs'ten Mescid-i Haram'a çevrildi; oruç farz kılındı.