11. Boykot Yılları ve Hüzün Yılı
Hamza ve Ömer'in Müslüman olması, Habeşistan kapısının açılması Kureyş'i iyice hırçınlaştırdı. Davayı bitiremeyince davanın koruyucusu Haşimoğullarını topluca cezalandırmaya karar verdiler. Peygamberliğin yedinci yılında bir boykot sahifesi yazıp Kabe'nin içine astılar: Haşimoğulları ve Muttaliboğulları ile kız alıp verilmeyecek, alışveriş yapılmayacak, konuşulmayacaktı.
Haşimoğulları — Müslümanı ve henüz Müslüman olmayanıyla — Ebu Talib mahallesinde üç yıl ablukada yaşadı. Erzak tükendi; çocukların açlıktan ağlayışları mahalle dışından duyuluyordu. Kimi zaman deri parçaları kaynatılıp yenildi. İnsaf sahibi bazı Mekkeliler gizlice yiyecek yüklü develer salıyordu. Sonunda Kureyş içinden Hişam bin Amr ve arkadaşları bu zulme isyan etti; sahifeyi indirmeye gittiklerinde, Efendimizin haber verdiği gibi, yazının Allah lafızları dışında tamamını güvenin yemiş olduğunu gördüler. Boykot çöktü.
Ama üç yıllık mahrumiyet bedelini aldı. Boykotun kalkmasından kısa süre sonra, peygamberliğin onuncu yılında, önce Efendimizin en büyük hamisi Ebu Talib, birkaç hafta sonra da vefakar eşi Hatice validemiz vefat etti. Efendimiz bir yılda hem dışarıdaki kalkanını hem evindeki tesellisini kaybetmişti; bu yıla 'Senetü'l-Hüzün' — Hüzün Yılı — denildi. Ebu Talib'in ölümüyle Kureyş'in cüreti arttı; artık Efendimizin mübarek başına toprak atacak kadar ileri gidiyorlardı.