KURAN KATİBİ
← Siyer

4. Sütannesi Halime'nin Yanında

Mekke eşrafı, çocuklarını çölün temiz havasında ve fasih Arapçanın beşiğinde büyümeleri için sütannelere verirdi. O yıl Mekke'ye gelen Sa'doğulları kabilesinin sütanneleri arasında Halime de vardı. Kıtlık yılıydı; Halime'nin bineği zayıf, sütü az, hali yorgundu. Bütün anneler zengin ailelerin çocuklarını kapışırken, yetim Muhammed'i kimse almak istemedi. Eli boş dönmemek için onu alan Halime, daha yolda bereketin başladığını gördü: Sütü çoğaldı, zayıf devesi süt vermeye başladı, hayvanları semizleşti. Sa'doğulları yurdunda geçen yıllar boyunca Halime'nin evi bolluktan ayrılmadı.

Efendimiz çölde iki yıl emzirildi, sütten kesilince de Halime onu bir süre daha yanında tuttu. Süt kardeşleriyle kuzu otlatmaya gittiği bu yıllarda, ileride 'şakk-ı sadr' diye anılacak hadise yaşandı: İki melek gelip göğsünü yardı, kalbini çıkarıp zemzemle yıkadı ve yerine koydu. Süt kardeşi korkuyla koşup durumu annesine haber verdi. Halime bu emanetin sıradan bir çocuk olmadığını artık iyice anlamıştı; onu annesine teslim etti.

Efendimiz altı yaşındayken annesi Amine, babasının Medine'deki kabrini ziyaret dönüşünde Ebva köyünde vefat etti. Önce babasız doğmuş, şimdi annesiz kalmıştı. Onu önce dedesi Abdulmuttalib, onun iki yıl sonraki vefatıyla da amcası Ebu Talib himayesine aldı. Ebu Talib, yeğenini öz evlatlarından çok sevdi ve ömrünün sonuna kadar korudu.