KURAN KATİBİ
et-Tabakātü'l-Kübrâ

$ 8- أبو ذر

8- Ebu Zer

2596- أخبرنا حجاج بن محمد، عن ابن جريج، أخبرني أبو حرب بن أبي الأسود،

عن أبي الأسود، قال: قال ابن جريج ورجل، عن زاذان، قالا: سئل علي رضي الله

عنه عن أبي ذر فقال: وعى علما عجز فيه، وكان شحيحا حريصا، شحيحا على دينه،

حريصا على العلم، وكان يكثر السؤال فيعطى ويمنع، أما إن قد مليء له في

وعائه حتى امتلأ، فلم يدروا ما يريد بقوله وعى علما عجز فيه، أعجز عن كشفه،

أم عن ما عنده من العلم، أم عن طلب ما طلب من العلم إلى النبي صلى الله

عليه وسلم.

2597- أخبرنا سليمان بن عبد الرحمن الدمشقي، أخبرنا الوليد بن مسلم، أخبرنا

أبو عمرو, يعني الأوزاعي، حدثني مرثد، أو ابن مرثد، عن أبيه، قال: جلست إلى

أبي ذر الغفاري إذ وقف عليه رجل فقال: ألم ينهك أمير المؤمنين عن الفتيا؟

فقال أبو ذر: والله، لو وضعتم الصمصامة على هذه، وأشار إلى حلقه، على أن

أترك كلمة سمعتها من رسول الله صلى الله عليه وسلم لأنفذتها قبل أن يكون ذلك.

2598- أخبرنا وكيع بن الجراح، عن فطر بن خليفة، عن منذر الثوري، عن أبي ذر،

قال: لقد تركنا رسول الله صلى الله عليه وسلم وما يقلب طائر جناحيه في

السماء إلا ذكرنا منه علما.

Türkçe Tercüme

8- Ebu Zerr

2596- Bize Haccâc b. Muhammed, İbn Cüreyc'den haber verdi; o dedi ki: Bize Ebu'l-Harb b. Ebi'l-Esved, Ebu'l-Esved'den bildirdi. İbn Cüreyc ve başka bir adam Zâzân'dan nakletti ki, her ikisi de şöyle demiştir: Ali radıyallahu anhu'ya Ebu Zerr hakkında soruldu. Ali şöyle dedi: "O, taşımakta aciz kaldığı bir ilmi bünyesinde toplamıştı. Dini konusunda kıskanç ve titiz, ilme karşı ise çok hırslıydı. Çok soru sorardı; kendisine bazen cevap verilir, bazen verilmezdi. Şüphesiz onun kabı ağzına kadar doldurulmuştu." (Râviler) Ali'nin "taşımakta aciz kaldığı bir ilmi bünyesinde toplamıştı" sözüyle neyi kastettiğini anlayamadılar: Onu açıklamaktan mı aciz kaldı, sahip olduğu ilmin gereğini yapmaktan mı aciz kaldı, yoksa Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'den ilim talep etme hususunda mı yetersiz kaldı?

2597- Bize Süleyman b. Abdurrahman ed-Dımeşkî haber verdi, bize Velîd b. Müslim haber verdi, bize Ebu Amr -yani Evzâî- haber verdi, bana Mersed veya İbn Mersed babasından nakletti, o şöyle dedi: Ebu Zerr el-Gıfârî'nin yanında oturuyordum. Derken bir adam gelip başında durdu ve: "Müminlerin emiri seni fetva vermekten menetmedi mi?" dedi. Ebu Zerr şöyle cevap verdi: "Allah'a yemin ederim ki, keskin kılıcı şuraya koysanız -eliyle boğazını gösterdi- ve benim de Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den duyduğum bir sözü kılıç inmeden önce tebliğ etmeye vaktim olsa, o sözü mutlaka söylerdim."

2598- Bize Vekî' b. el-Cerrâh, Fıtr b. Halîfe'den, o Münzir et-Sevr

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.