KURAN KATİBİ
et-Tabakātü'l-Kübrâ

$ 770- عبد الله بن طهفة

770- Abdullah bin Tahfe

وبعضهم يقول: طخفة الغفاري.

5986- أخبرنا يزيد بن هارون، عن ابن أبي ذئب، عن الحارث بن عبد الرحمن،

عن أبي سلمة, قال: كنت معه, فمر به ابن لعبد الله بن طهفة, فقال له أبو

سلمة: ألا تخبرني خبر أبيك؟ قال: أخبرني أبي عبد الله بن طهفة, أنه أتى

النبي صلى الله عليه وسلم فاجتمع عنده ضيفان كثير, فقال: لينقلب كل رجل مع

جليسه, وكنت ممن انقلب مع النبي صلى الله عليه وسلم, فلما دخل قال: يا

عائشة, هل من عشاء؟ قالت: حويسة كنت أعددتها لك لإفطارك, قال: هاتها, فأتت

بها فتناول منها شيئا, فرفعه إلى فيه كأنه يدعو, ثم قال: كلوا, فأكلنا حتى

ما ننظر إليها, قال: هل من شراب؟ قالت: لبينة أعددتها لإفطارك, قال: هاتها,

فجاءت بها, فقربها إلى فيه كأنه يدعو, فشرب منه, ثم ناولنا فشربنا حتى ما

ننظر إليه, ثم قال: إن شئتم بتم هاهنا, وإن شئتم فالمسجد, قال: فأتينا

المسجد فبتنا فيه, فلما كان من آخر الليل إذا رجل يوقظ الناس: الصلاة

الصلاة, فانتهى إلي وأنا مضطجع على بطني, فدفعني برجله، أو حركني برجله، شك

يزيد، وقال: إن هذه ضجعة يكرهها الله، فرفعت رأسي، فإذا رسول الله صلى الله

عليه وسلم.

قال محمد بن عمر: وكان عبد الله بن طهفة من أهل الصفة، وكان يسكن غيقة

والصفراء.

Türkçe Tercüme

770- Abdullah b. Tahfe

Bazıları "Tahfe" yerine "Tahfe el-Ğıfârî" der.

5986- Bize Yezid b. Harun, İbn Ebî Zi'b'den, o Haris b. Abdurrahman'dan, o Ebû Seleme'den şöyle rivayet etti: Ebû Seleme dedi ki: Onunla beraberdim, derken Abdullah b. Tahfe'nin oğlu yanımızdan geçti. Ebû Seleme ona: "Bana babanın haberini anlatmaz mısın?" dedi. O da şöyle dedi: Babam Abdullah b. Tahfe bana anlattı ki, o, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e gelmiş ve yanında birçok misafir toplanmıştı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: "Her adam oturduğu kimseyle birlikte gitsin" buyurdu. Ben de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte gidenlerdendim. Eve girince: "Ey Aişe, akşam yemeği var mı?" diye sordu. Aişe: "Senin iftarın için hazırladığım bir hurma tatlısı var" dedi. Peygamber: "Getir onu" dedi. Getirdiler, ondan bir şey aldı, ağzına doğru kaldırdı, sanki dua ediyormuş gibi yaptı, sonra: "Yiyin" dedi. Yedik, öyle ki artık ona bakamaz hale geldik (yani bitirdik). Sonra: "İçecek bir şey var mı?" dedi. Aişe: "İftarın için hazırladığım bir süt var" dedi. Peygamber: "Getir onu" dedi. Getirdiler, ağzına yaklaştırdı, sanki dua ediyormuş gibi yaptı, ondan içti, sonra bize verdi, biz de içtik, öyle ki artık ona bakamaz hale geldik. Sonra: "Dilerseniz burada gecelersiniz, dilerseniz mescide gidersiniz" dedi. Biz de mescide gittik ve orada gecelendik. Gecenin son vaktinde bir adam insanları uyandırıyordu: "Namaz, namaz!" Yanıma geldiğinde ben karnım üzerine uzanmış yatıyordum. Beni ayağıyla dürttü -yahut ayağıyla kımıldattı, Yezid tereddüt etti- ve: "Bu, Allah'ın hoşlanmadığı bir yatış şeklidir" dedi. Başımı kaldırdığımda karşımda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i buldum.

Muhammed b. Ömer dedi ki: Abdullah b. Tahfe, Suffe ehlindendi ve Ğayka ile Safrâ'da otururdu.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.