KURAN KATİBİ
← Hadis Külliyatı

Sunen-i Tirmizi

Imam Tirmizi · 3.769 hadis

Sunen-i Tirmizi, 55 numaralı hadis

The Book on Purification

Ömer b. Hattâb (radıyallahü anh)’den rivâyet edilmiştir, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kim abdestini güzelce alır ve sonunda; Eşhedü en lâ ilahe illallahu vahdehû la şerîke leh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasülühü. Allahümecalnî minettevvabîne vecalnî minel mutetahhirîn” Ben inanır ve şâhidlik yaparım ki Allah’tan başka ilah yoktur. O’nun ortağı da yoktur. Yine inanırım ki Muhammed O’nun kulu ve Peygamberidir. Allah’ım! beni tam tevbe edenlerden ve tertemiz temizlenenlerden eyle. derse kendisine Cennetin sekiz kapısı açılır ve dilediği kapıdan içeri girer. (Nesâî, Tahara: 109; İbn Mâce, Tahara: 60) Bu konuda Enes ve Ukbe b. Âmir’den de rivâyet vardır. Ömer’in bu hadisinde Zeyd b. Hubab’a karşı çıkılmıştır. Abdullah b. Salih ve daha başkaları bu hadisi Muaviye b. Salih, Rabia b. Yezîd, Ebû İdris, Ukbe b. Âmir, Ömer, Rabia, Ebû Osman, Cübeyr b. Nüfeyr ve Ömer’den rivâyet etmişlerdir. hadisin senedinde karışıklık vardır. Bu konuda Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den sahih olarak fazla bir şey aktarılmamıştır. Muhammed: Ebû İdris, Ömer’den hiçbir şey işitmemiştir demiştir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 57 numaralı hadis

The Book on Purification

Sefîne (radıyallahü anh)’den rivâyete göre: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir müd ile abdest alır bir sa’ ile de guslederdi.” (Müslim, Hayz:10; Dârimî, Tahara: 23) Bu konuda Âişe, Câbir ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu, Sefîne hadisi hasen sahihtir. Ebû Reyhane’nin ismi, Abdullah b. Matar’dır. İlim sahipleri bu şekilde abdest ve gusüldeki ölçeklere itibar etmişlerdir. Ahmed, İshâk; Bu hadisten bu miktarın dışında az veya çok olursa caiz değildir anlamı çıkmaz, hadis bir sınırlama getirmemiştir kafi gelecek miktarı göstermektedir, derler

Derece: Very Daif

Sunen-i Tirmizi, 60 numaralı hadis

The Book on Purification

Amr b. Amir el Ensarî (r.a.), Enes bin Malik’in şöyle dediğini işittim diyor: “Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem), her namaz için abdest alırdı.” Enes’e: “Siz ne yapardınız?” dedim. “Abdestimiz bozulmadıkça pek çok namazı bir abdestle kılardık” dedi. Diğer tahric edenler: Nesai, Tahara; İbn Mace, Tahara Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir, Humeyd’in Enes’den rivayet ettiği hadis ise ceyyid garib hasendir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 61 numaralı hadis

The Book on Purification

Büreyde (radıyallahü anh)’ın babasından rivâyete göre: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) her namaz için abdest alırdı. Mekke fethi günü bütün namazları tek bir abdestle kıldı ve mestlerinin üzerine mesh etmişti.” Bunun üzerine Ömer (radıyallahü anh): “Bugüne kadar yapmadığını yaptın!” deyince: “Bunu bilerek yaptım ya Ömer!” buyurmuşlardır. (Müslim, Tahara: 25; Nesâî, Tahara: 100) Bu hadis hasen sahihtir. Ali b. Kâdim, Sûfyân es Sevî’den bu hadisi şu ilaveyi yaparak rivâyet etmektedirler: “Abdest organlarını birer sefer yıkayarak.” Sûfyân es Sevrî aynı şekilde bu hadisi, Muharib b. Disâr’dan ve Süleyman b. Büreyde’den rivâyet ederek; “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) her namaz için abdest alırdı” demektedir. Vekî’, Sûfyân, Muharib, Süleyman b. Büreyde, babasından da aynı hadisi rivâyet etti. Abdurrahman b. Mehdî ve başkaları; Sûfyân, Muharib b. Disâr ve Süleyman b. Büreyde’den mürsel olarak rivâyet etmiştir ki, bu hadis Vekî’in hadisinden daha sahihtir. İlim sahipleri uygulamalarını bu hadise göre yaparlar. Abdest bozulmadıkça namazlar bir abdestle kılınır. Bir kısmı da sevâbını umarak müstehab görürler. İfrikî, Ebû Gutayf, İbn Ömer’den rivâyet ederek: “Her kim, abdesti bozulmadan tekrar abdest alırsa: Allah ona on sevap yazar” bu hadisin isnadı zayıftır. konuda Câbir b. Abdillah’tan: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), öğle ve ikindi namazlarını tek abdestle kıldı” şeklinde rivâyet edilmiştir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 62 numaralı hadis

The Book on Purification

İbn Abbâs (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Meymûne şöyle aktarmıştır: “Ben ve Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), bir kaptan gusül abdesti alırdık.” (Buhârî, Gusül: 2; Müslim, Tahara: 10) Bu hadis hasen sahihtir. Fakîhlerin genelinin görüşü budur. Karı kocanın bir kaptan yıkanmasında bir sakınca yoktur. Bu konuda Ali, Âişe, Enes, Ümmü Hâni, Ümmü Sübeyye el Cühenîyye, Ümmü Seleme ve İbn Ömer’den hadis rivâyet edilmiştir. Ebû Şa’sa’nın adı, Câbir b. Zeyd’tir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 63 numaralı hadis

The Book on Purification

Gifar oğullarından bir adam (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), kadının abdestinden artan su ile abdest almayı yasakladı.” (Ebû Dâvûd, Tahara: 40; Nesâî, Miyah: 12) Bu konuda Abdullah b. Sercis’den de rivâyet vardır. Fakîhlerden bir kısmı kadının temizliğinden artan su ile abdest almayı hoş görmemişlerdir. Ahmed ve İshâk bunlardandır. Kadının temizliğinden artan suyu mekruh gören bu kimseler kadınların içtiği sudan kalan artıkla bir sakınca görmemektedirler

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 64 numaralı hadis

The Book on Purification

Hakem b. Amr el Gıfârî (radıyallahü anh)’den rivâyet edildiğine göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Erkeğin, kadının temizliğinden artan su ile abdest almasını yasakladı” veya artığından dedi. (Ebû Dâvûd, Tahara: 40; Nesâî, Miyah: 12) Bu hadis hasendir. Ebû Hacib’in ismi “Sevâbe b. Âsım”dır. b. Beşşâr bu hadisinde: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), erkeğin kadının temizliğinden artan su ile abdest almasını yasakladı” demekte ve şüpheye düşmemektedir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 65 numaralı hadis

The Book on Purification

İbn Abbas (r.a.)’den rivayet edilmiştir, dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ezvac-i tahiratından biri Cefne’de gusletti, Rasulullah (s.a.v.) o kaptan abdest almak isteyince; “Ya Rasulullah! Ben cünüp idim.” Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Su cünüp (necis) olmadı ya.” Diğer tahric edenler: İbn Mace, Tahara; Ebu Davud, Tahara 68 NOLU HADİS Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Sufyan es Sevrî, Malik ve Şafii’nin görüşü de bu hadis doğrultusundadır. Artan su’dan kasıt kullanılan su değil kendisinden su alınan kabın içindeki temiz sudur. İslam öncesi kadınlar Hayzlı iken hiçbir şekilde dokunulmazdı

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 66 numaralı hadis

The Book on Purification

Ebû Saîd el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir; “Ya Rasûlüllah! Budaa kuyusunun suyundan abdest alabilir miyiz? O kuyuya etrafından sel suları ve rüzgar vasıtasıyla hayız bezleri, kokmuş şeyler ve köpek leşleri de sürüklenip gelebiliyor” deyince buyurdular ki; “Çok olan sular daima temizdir onu hiçbir şey pisleyemez.” (Ebû Dâvûd, Tahara: 34; Nesâî, Miyah: 2) Bu hadis hasendir. Ebû Üsâme bu hadisin senedini temizleyerek güzelleştirmiştir. Ebû Saîd’in Budaa kuyusu hakkındaki bu hadisini Ebû Üsâme rivâyetinden daha güzel kimse rivâyet etmemiştir. Yine bu hadis değişik şekillerde Ebû Saîd’den rivâyet edilmiştir. Bu konuda İbn Abbâs ve Âişe’den de hadis rivâyet edilmiştir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 67 numaralı hadis

The Book on Purification

İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, demiştir ki; Issız bir yerde bulunan çeşitli hayvanların ve yırtıcıların uğrak yeri olan bir sudan abdest alınıp alınmayacağı hakkında sorulmuştu da, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: “Su iki, kulle miktarı kadar olursa hiçbir şey onu kirletmez.” (İbn Mâce, Tahara: 76; Dârimî, Tahara: 55) Muhammed b. İshâk’ın şöyle söylediğini aktarıyor: “Kulle” büyük su küplerine ve su içilen değişik kaplara denir. Şâfii, Ahmed ve İshâk’ın görüşleri bu şekilde olup şöyle derler: ”Su, iki kulle miktarı olursa tadı, rengi ve kokusu değişmediği sürece o suyu hiçbir şey necis yapmaz bu miktar yaklaşık olarak beş “kırba” kadardır

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 68 numaralı hadis

The Book on Purification

Ebu Hureyre (r.a.)’den bildirildiğine göre, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Hiç biriniz akmayan durgun su'ya işemesin, sonra ondan su alıp abdest alabilir.” Diğer tahric edenler: Buhari, Vudu; Nesaî, Tahara Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda Cabir (r.a.)’den de hadis rivayet edilmiştir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 69 numaralı hadis

The Book on Purification

Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den aktarıldığına göre, şöyle demiştir: “Bir adam; Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e biz deniz yolculuğu yaparız ve beraberimizde az su bulundururuz o suyla abdest alırsak içme suyumuz kalmayacak ve susuz kalacağız bu durumda deniz suyundan abdest alabilir miyiz?” diye sordu da, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Denizin suyu temiz, ölüsü de helaldir” buyurdular. (Nesâî, Miyah: 5; İbn Mâce, Sayd:18) konuda Câbir ve el Firâsî’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından pek çok alim kişinin görüşü budur. Ebû Bekir, Ömer, İbn Abbâs, bunlardan olup deniz suyundan abdest almakta bir sakınca görmezler. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından bazı kimseler de deniz suyundan abdest almayı hoş görmemişlerdir. İbn Ömer ve Abdullah b. Amr bunlardandır. Abdullah b. Amr deniz suyu için o ateş gibi yakar demektedir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 70 numaralı hadis

The Book on Purification

İbn Abbâs (radıyallahü anh)’den rivâyet edildiğine göre: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), iki kabre uğradı ve buyurdu ki: “Bu iki kabirdeki kimse azâb olunuyorlar azâbları büyük bir şeyden dolayı da değildir, şu kimse idrarından sakınmaz ve üzerine sıçratırdı, şu da insanlar arasını bozmak için laf taşırdı.” (Buhârî, Vudu: 58; Nesâî, Cenaiz: 116) Bu konuda Ebû Hüreyre, Ebû Mûsâ, Abdurrahman b. Hasene, Zeyd b. Sabit ve Ebû Bekre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir. Mansûr bu hadisi Mûcâhid ve İbn Abbâs’tan rivâyet etmekte ve senedinde “Tavustan” bölümünden bahsetmemektedir. A’meş rivâyeti daha sahihtir. katibi: Ebû Bekir ve Muhammed b. Ebân el Belhî’den işittim şöyle diyordu: Vekî’den şöyle dediğini işittim: “A’meş, İbrahim’in isnadını Mansur’dan daha iyi kavramıştır.”

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 71 numaralı hadis

The Book on Purification

Ümmü Kays binti Mıhsan (radıyallahü anha)’dan rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: “Henüz yemek yemeyen çocuğumla Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanına girmiştim. Çocuk onun kucağında iken üzerini ıslattı. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) su istedi ve o suyu ıslak yere serpti.” (Buhârî, Vudu: 64; Müslim, Tahara: 31) Bu konuda Ali, Âişe, Zeynep, Lübabe bintil Hâris ki, Abdulmuttalip oğlu Abbâs oğlu Fadl’ın annesidir. Ebûs Semh, Abdullah b. Amr, Ebû Leylâ ve İbn Abbâs’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından, tabiinden ve tebe-i tabiinden çoğunluğun görüşü budur. Ahmed ve İshâk bunlardan olup şöyle derler: “Erkek çocuğun idrarına su dökülür kız çocuğunun idrarı ise yıkanır bu hüküm yemek yemeyen çocuklar içindir yemek yemeye başlayınca her ikisinin idrarı da yıkanmalıdır.”

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 72 numaralı hadis

The Book on Purification

Enes (r.a.)’den rivayet edilmiştir: “Ureyne kabilesinden bazı kimseler Medîne’ye gelmişlerdi, çölde yaşamaya alışık oldukları için Medîne’nin havasına alışamadılar. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), zekat develerini çobanıyla beraber onlara verdi ve dedi ki: “Bu develerle Medîne dışına gidin, onların süt ve idrarlarından için.” Onlarda oraya gidip Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’in çobanını öldürdüler develeri de beraberlerinde alıp, İslam dininden döndüler. Sonra yakalanıp Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e getirildiler ceza olarak elleri ve ayakları çaprazlama kesildi, gözleri oyuldu ve Hare denilen bir bölgeye bırakılıp ölüme terk edildiler. Hadisin ravîsi Enes der ki: “Onlardan kiminin susuzluktan ağızlarıyla yeri tırmalar şekilde ölüp gittiklerini görmüştüm.” Böyle rivayet etmiştir. Hammad, hadisin son bölümünü, “Onlardan kimisi susuzluktan ağızlarıyla yeri tırmaladılar” demiştir. Diğer tahric: İbn Mace, Hudud; Nesaî, Tahara Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Enes’den başka yollarla da rivayet edilmiştir. İlim sahiplerinin çoğunluğu bu görüşte olup eti yenen hayvanların idrarında bir sakınca görmezler

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 73 numaralı hadis

The Book on Purification

Enes (radıyallahü anh)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in onların gözlerini oymasının tek sebebi onların da çobanın gözünü oymalarından dolayıdır.” (Buhârî, Vudu: 70; Nesâî, Tahara: 191) Bu hadis garibtir. Bu ihtiyar, Yahya b. Gaylân’dan başkasının Yezîd b. Zürey’den rivâyetini bilmiyoruz. süresinin 45. ayeti gereği: “Yaralamalarda kısas vardır” gerçeği böylece ortaya konmuş oldu. Sirin’in, şöyle dediği rivâyet edilir: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in o kimselere bu cezayı uygulaması her konuda cezaların indirilmesinden önce gerçekleşmiştir.”

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 74 numaralı hadis

The Book on Purification

Ebu Hureyre (r.a.)’den rivayete göre, Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Abdest, kokusu ve sesi olan yellenmeden dolayı alınmalıdır.” Diğer tahric: Müslim, Hayz; Nesaî, Tahara Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 75 numaralı hadis

The Book on Purification

Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den bize bildirildiğine göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Mescidde namaz için bulunan bir kimse, iki kalçası arasından bir hareket sezerse koku ve ses duymadığı sürece abdest almak için mescidden dışarı çıkmasın.” (Nesâî,Tahara: 115; Müslim, Hayz: 26) Bu konuda Abdullah b. Zeyd, Ali b. Talk, Âişe, İbn Abbâs, İbn Mes’ûd ve Ebû Saîd’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir. Alimlerin görüşü şöyledir: “Abdest almak ancak hadesten veya koku ve sesi olan yellenmeden dolayıdır.” b. Mübarek şöyle demiştir: “Kişi abdestinin bozulduğundan şüphe ederse yemin edecek kadar kesinkes bilmedikçe abdestini yenilemesi gerekmez.” Kadının önünden yel çıkarsa abdest alması gerekir Şâfii ve İshâk’ın görüşü budur

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 76 numaralı hadis

The Book on Purification

Ebu Hureyre (r.a.)’den rivayete göre, Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Allah, sizden birinizin abdesti bozulduğunda, abdest almayınca namazını kabul etmez .” Diğer tahric: Buharî, 135; Müslim 536; Nesaî, Tahara Tirmîzî: Bu hadis garib hasen sahihtir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 77 numaralı hadis

The Book on Purification

İbni Abbas (r.a.)’den bildirildiğine göre: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in secde de iken uyuduğunu gördü. Horuldamaya veya üfle(r) gibi nefes ver)meye başladı ve sonra kalkıp namaz kıldı. Bunun üzerine ''Ya Resulullah !'' dedim ''Sen gerçekten uyudun. '' buyurdu ki: '' Yatarak uyuyana abdest lazım gelir ancak. Çünkü uzandığı zaman mafsalları kendini koyverir (gevşer) ''. Diğer tahric: Müslim, Hayz; İbn Mace, Tahara Tirmîzî: Hadisin ravîlerinden Ebu Halid’in adı Yezîd b. Abdurrahman’dır. Bu konuda Aişe, İbn Mes’ud ve Ebu Hureyre’den de hadis rivayet edilmiştir

Derece: Daif