KURAN KATİBİ
← Hadis Külliyatı

Sunen-i Ibn Mace

Ibn Mace · 4.319 hadis

Sunen-i Ibn Mace, 61 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Cündüp b. Abdillah r.a.’den yapılan rivayete göre kendisi şöyle söylemiştir; ‘‘Biz erginlik çağına ermek üzere birer genç iken Nebi s.a.v. ile beraber idik. Biz Kur'an’ı Kerimi öğrenmeden önce imanı öğrendik. Ondan sonra Kur'an’ı öğrendik. Kur'an sayesindede imanımız fazlalaştı.’’ Zevaid de deniyor ki: Bu hadis’in isnadı sahih (yani sağlam), ravileri sika (yani güvenilir) dır

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 62 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

(Abdullah) İbni Abbas r.a.’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir; Resulullah s.a.v. buyurdular ki; ‘’Bu ümmetten iki sınıf vardır ki Müslümanlıkta onlar için nasip yoktur. Bu zümreler Mürciye ve Kaderiye (mezheplerine mensup) olanlardır.’’

Derece: Daif

Sunen-i Ibn Mace, 63 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ömer İbnü’l-Hattab Radiyallahu Anh’den rivayet edildiğine göre kendisi söylemişki; Biz Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yanında oturuyorduk. Elbisesi bembeyaz, saçı simsiyah bir zat aniden yanımıza geliverdi. Üzerinde yolculuk eseri görülmüyor, biz'den de hiç kimse kendisini tanımıyordu. Ömer r.a. demişki; Bu yabancı zat, hemen Nebi s.a.v.’in yanına oturdu ve dizlerini onun dizlerine dayadı.Ellerinide uylukları üzerine koydu. Sonra dedi ki; “Ya Muhammed s.a.v.! İslam nedir?”, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem); -“İslam, Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim, Allah’ın Resulu olduğuma şehadet etmek, namazı dostoğru kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve Ka'be’yi hac etmektir.” Buyurdu. Soru soran zat ; “Doğru söyledin”, dedi. Ömer r.a. dedi ki; “Biz buna hayret ettik. hem soruyor hem doğruluyordu.” Sonra bu zat; Ya Muhammed s.a.v. İman nedir? Dedi. Resulullah s.a.v. “İman, Allah’a, O’nun meleklerine, Nebilerine, kitaplarına, ahiret gününe ve kadere –hayrına ve şerrine inanmaktır.” Buyurdu. Soru sahibi ; Doğru söyledin, dedi. Ömer r.a. dedi ki; “Biz buna şaştık. hem soruyor hem de tasdik ediyordu.” Soru soran zat daha sonra; “Ya Muhammed s.a.v. İhsan nedir?”diye sordu. Resulullah s.a.v.; -“(İhsan), Allah’a, Onu görüyorsun gibi ibadet etmendir. Çünkü gerçekten sen onu göremiyorsun da O, muhakkak seni görüyor.” Buyurdu. Soru sahibi (bu defa) ; Kıyamet ne zaman (kopacak)? Dedi. Resulullah s.a.v.; -“Soru sorulan soru soran (kişi)'den (bu hususta) daha bilgili değildir.” Buyurdu. O zat; O halde kıyametin alametleri nelerdir? Dedi. Resulullah s.a.v.; “Cariye'nin kendi sahibini doğurması (Veki' dediki; yani Arab olmayan kadının Arab çocuğu doğurması) ve yalın ayak, çıplak, yoksul, küçükbaş hayvanların çobanlarının yüksek bina yapmak (hususun)da birbiriyle yarıştıklarını görmendir.” Buyurdu. (Hadisin ikinci derecedeki ravisi Abdullah bin Ömer r.a. dedi ki, bir süre sonra ilk ravi (Ömer bin Hattab r.a. şöyle dedi; Üç gün sonra Resulullah s.a.v. bana rastladı ve; “(Ya Ömer) O (soruları soran) zatın kim olduğunu biliyormusun? Dedi. Ben; Allah ve Resulu bilir, dedim. Resulullah s.a.v. ; “O Cibril’dir. Size dininizin meselelerini öğretmeye geldi.” Buyurdu

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 64 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ebu Hureyre Radiyallahu anh’den; demiştir ki; Bir gün Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem halk(ın yararlanması) için açık bir yere çıkmıştı. Bir adam O’na gelerek; -Ya Resulullah ! İman nedir? Diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem); -“İman; Allah’a, Meleklerine, Kitablarına, Nebilerine, Allah’a kavuşmaya inanman, bir de son dirilmeye inanmandır.” Buyurdu. Adam; -Ya Resulullah! İslam nedir? Diye sordu. Resulullah s.a.v. ; - ‘’ İslam; Allah’a ibadet etmen, O’na hiçbir şeyi ortak etmemen farz namazı dostoğru kılman, farz kılınan zekatı eda etmen ve Ramazan orucunu tutmandır.’’ cevabını verdi.Adam; Ya Resulullah! İhsan nedir? dedi. Resulullah s.a.v.; - ‘’ İhsan; Allah’a onu görüyorsun gibi ibadet etmendir. Çünkü sen O’nu görmüyorsun da O, şüphesiz seni görür. ‘’ buyurdu. Adam; Ya Resulullah! Kıyamet ne zaman kopacaktır? sorusunu sordu. Resulullah s.a.v. ; ‘’ Bu hususta sorulan, sorandan daha bilgili değildir. Ve lakin ben sana kıyametin alametlerinden haber vereyim ; Cariye, kendi sahabesini doğurduğu zaman işte kıyametin alametlerinden birisi budur. (Kim oldukları belirsiz) koyun çobanları yüksek bina yapmakta bir diğeri ile yarıştığı zaman işte bu da kıyametin alametlerindendir. Kıyamet'in kopma zamanı Allah’dan başka kimsenin bilmediği beş şeye dahildir.’’ buyurduktan sonra şu ayeti (Lokman suresinin 34. ayeti) okudu; ‘’Şüphesiz ki, kıyamet saatinin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne varsa O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden haberdardır.’’ BU HADİS’İN BUHARİ’DEKİ RİVAYETİ VE İBN-İ HACER İZAHI İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 65 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ali b. Ebi Talib r.a.’den; Resulullah s.a.v.’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir; “İman; Kalb ile tasdik, dil ile (kelime-i şehadet-i söylemek sureti ile) ikrar ve (namaz, oruç, zekat, hac gibi) organlar ile amel etmektir.” Ravilerden Ebu's-Salt dedi ki; Eğer bu sened bir deli üzerinde olunmuş olsaydı deli şifa bulurdu. Not : Zevaid’de şöyle denilmiştir; Alimler, ravi Ebu's-Salt’ın zayıflığı üzerinde ittifak ettikleri için bu hadis'in isnadı zayıftır

Derece: Mawdu

Sunen-i Ibn Mace, 66 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Enes bin Malik r.a.’den; Resulullah s.a.v.’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: ‘’Sizin hiç biriniz kendi nefsi için arzuladığını (din) kardeşi için de –yahut buyurdu ki komşusu için de- istemedikçe (tam) iman etmiş olmaz.’’

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 67 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Enes bin Malik r.a.’den: şöyle dediği mervidir: Resulullah s.a.v. buyurdu ki: ‘’Hiç biriniz, ben kendisine evladından, babasından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça (tam) iman etmiş olamaz.’’

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 68 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ebu Hureyre radiyallahu anh’den: şöyle dediği rivayet edilmiştir. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: ‘’Nefsim, elinde olan (Allah)’a yemin ederim ki siz iman etmedikçe Cennet'e giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız.’’ Size bir şey göstereyim mi: (öyle bir şey ki) onu yaptığınız zaman bir diğerinizi seversiniz? Selamlaşmayı aranızda yayınız

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 69 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Abdullah (İbni Mes’ud) radiyallahu anh’den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: ‘’Müslüman'a sövmek fısktır ve onunla çarpışmak küfürdür.’’

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 71 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ebu Hureyre radiyallahu anh.’den: şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu ki : ‘’Şüphesiz, Allah’tan başka ilah olmadığına ve gerçekten benim, Allah’ın Resulü olduğuma şahadet edip namazı dostoğru ve zakatı gerektiği şekilde ifa edinceye kadar insanlar ile savaşmam bana emredildi.’’ BU HADİS’İN BUHARİDEKİ İBN-İ ÖMER RİVAYETİ VE GENİŞ AÇIKLAMA İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Derece: Sahih Mutawatir

Sunen-i Ibn Mace, 72 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Muaz bin Cebel r.a.’den: Şöyle demiştir: Resulullah s.a.v. buyurdu ki: ‘’Şüphesiz Allah’tan başka olmadığına ve gerçekten benim, Allah’ın Resulü olduğuma şehadet edip namazı dostoğru ve zakatı gerektiği şekilde ifa edinceye kadar insanlar ile savaşmam bana emredildi.’’ * * * Bu hadis bir önceki metin olarak benzeridir, senedindeki fark ise hadis’i güçlendirmektedir. BU HADİS’İN BUHARİDEKİ İBN-İ ÖMER RİVAYETİ VE GENİŞ AÇIKLAMA İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Derece: Sahih Mutawatir

Sunen-i Ibn Mace, 73 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

İbni Abbas ve Cabir bin Abdillah r.a.’dan:şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu ki: ‘’Ümmetimden iki sınıf vardır ki, onlar için İslam’da nasip yoktur. Bu sınıflar Mürciye ve Kaderiye (mezheplerine mensup) olanlardır.’’ BU HADİS’İN BENZERİ 62 no ile GEÇTİ OKUMADIYSANIZ BURAYA TIKLAYIN

Derece: Daif

Sunen-i Ibn Mace, 74 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ebu Hureyre ve İbni Abbas r.a.’dan:şöyle dediği rivayet edilmiştir: ‘’İman fazlalaşır ve eksilir.’’ Not: Hadisin isnadının zayıf olduğu Zevaid’de beyan edilmiştir

Derece: Very Daif

Sunen-i Ibn Mace, 75 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ebu'd-Derda r.a.’den: şöyle dediği rivayet edilmiştir: ‘’İman ziyadeleşir ve noksanlaşır.’’

Derece: Daif

Sunen-i Ibn Mace, 76 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Abdullah İbn-i Mes'ud r.a.’den: Şöyle demiştir: Dosdoğru ve doğruluğu tasdik olunan Resulullah s.a.v. bize (insanın yaratılışından) haber verdi.. Buyurdu ki: ‘‘Şüphesiz, biriniz (yaratılırken) asıl maddesi anasının karnında toplanır. Sonra bir o kadar (40 günlük) süre içinde bu madde, kan pıhtısı haline dönüşür. Bundan sonra da o kadar zaman zarfında mudğa (= bir çiğnem et) olur. Daha sonra Allah ona bir melek gönderir de dört kelimeyi yazması emrolunur: Allah, meleğe: - Onun amelini, ecelini, rızkını, şaki veya said olduğunu yaz- der. Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki: Gerçekten siz'den bir kişi Cennet ehlinin işlediği şeyleri işler. Hatta kendisi ile Cennet arasında yalnız bir arşın mesafe kalır. Bu esnada (Meleğin, ana karnında yazdığı) yazı gelir: o kişiyi önler. Bu kere o şahıs Cehennem ehlinin işlediğini işlemeye başlar ve Cehennem'e girer. Siz'den bir (başka) kişi de Cehennemlik olanların işlediği (fenalıkları) işler. Hatta kendisi ile Cehennem arasında bir kulaç mesafe kalır. Bu sırada (Meleğin yazdığı) kitabı gelir onu önler. Bu defa da o kişi Cennetlik olanların (hayır) işlerini yapar ve Cennete girer.’’ BU HADİS’İN MÜSLİM RİVAYETİ VE İZAHAT İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 77 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

İbni’d-Deylemi r.a.’den gelen rivayete göre kendisi şöyle demiştir: Kader konusunda bir şey (şüphe) benim içime girdi. Ben bunun, dinimi ve durumumu bozmasından korktum. Bunun üzerine Ubey bin Kab r.a.’e vardım ve ‘’Ey Ebe'l-Münzir! Bu Kader meselesi hakkında gerçekten bir şey (şüphe) kalbime girdi. Ben de dinim ve halimden korktum. Kader meselesi ile ilgili aydınlatıcı bir şeyler bana söyle. Senin sözlerinden istifade ettirmesini Allah’tan umarım.’’ dedim. Ubey r.a.: ‘’ Eğer Allah, sahip olduğu göklerin halkını ve yer'in halkına azab etseydi onlara zulüm etmiş olmadan azab vermiş olurdu. Eğer onlara merhamet etseydi Allah’ın rahmeti, onlar için kendilerinin işledikleri amellerinin karşılığından daha hayırlı olurdu ve eğer senin uhud dağı kadar altının veya Uhud dağı kadar (malın) olup hepsini Allah yolunda harcasaydın sen kadere inanmadıkça ve senin başına gelmiş olan şeylerin gelmemesinin imkansızlığını ve başına gelmemiş olan bir şeyin gelmesinin imkansız olduğunu bilmedikçe, harcadığın hayratın kabul edilmiş olmazdı. Şayet bu itikaddan başka bir inanç üzerinde ölürsen muhakkak Cehennem'e gireceğini bilmedikçe bu hayratı yapmış olsaydın bile kabul edilmezdi. Kardeşim Abdullah İbni Mes'ud’a varıp ona (da Kader meselesini sormanda senin için mahzur yok’’, dedi (İbnu'd-Deylemi diyor ki): Bunun üzerine ben Abdullah İbni Mes'ud r.a.’a vardım. Ona sordum. O da Ubeyy bin Kab’ın söylediklerinin benzerini anlattı ve ‘’Huzeyfe r.a.’e gitmen fena olmaz> dedi. Bundan sonra Huzeyfe r.a.‘in yanına gidip (bu meseleyi) ona sordum. Kendisi de Ubeyy ve İbni Mes'ud r.a.’in sözlerine benzer sözler söyledi ve: <Zeyd bin Sabit’e git o'na sor.’’ dedi. Bunun üzerine Zeyd r.a.’e vardım. O'na da sordum. Zeyd r.a.: Ben Resulullah s.a.v.’den işittim. Şöyle buyurdu: ‘’Eğer Allah, sahip olduğu göklerin halkını ve yer'in halkını ta'zib etseydi onlara zulüm etmiş olmadan azab vermiş olurdu. Eğer onlara merhamet etseydi Allah’ın rahmeti onlar için kendilerinin işledikleri amellerinin karşılığından daha hayırlı olurdu ve eğer senin Uhud kadar altın veya Uhud dağı kadar altının olup hepsini Allah yolunda harcasaydın, sen Kader’in hepsine inanmadıkça ve senin başına gelmiş olan şeylerin gelmemesinin imkansızlığını ve başına gelmemiş olan şeylerin gelmesinin imkansız olduğunu bilmedikçe; keza anlatılan bu itikaddan başka bir akide üzerinde ölürsen şüphesiz cehennem'e gireceğini kesinlikle kabullenerek bilmedikçe (yaptığın harcama) senden kabul edilmezdi.’’ Diğer tahric: Ebu Davud, sunne; Ahmed b. Hanbel, V,317. VI

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 78 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ali r.a.’den: Şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Biz (bir defa Baki'u'l-Garkad kabristanında bir cenaze dolayısı ile) Resulullah s.a.v.’in yanında oturuyorduk. O’nun elinde bir asa –dal parçası- vardı. Asası ile yere vurdu. Sonra başını kaldırdı ve buyurdu ki: - ‘’Siz'den hiçbir kimse yoktur ki, onun Cennetteki veya Cehennemdeki yeri takdir ve tesbit edilmemiş olsun! (Şaki veya Said olduğunu belirtmemiş olsun!)’’ Bunun üzerine O’na (bir sahabi tarafından) denildi ki: - Ya Resulallah! Öyle ise amel ve ibadetleri bırakıp Cenab-ı Hakk’ın takdirine dayanmıyalım mı? Resulullah s.a.v. cevaben: - ‘’Hayır.Çalışınız ve (amelleri bırakıp) kadere dayanmayınız. Çünkü herkes ne için yaratıldı ise o iş için kendisine kolaylık sağlanmış oluyor. (Kişi said ise ona, saadet ehline ait amellerin ifası kolaylaştırılır. Şaki ise şakavet ehlinin işleri kolaylaştırılır)’’ buyurdu ve şu (mealdeki) ayetleri okudu: ''Ama kim (Allah yolunda malını) verir. Allah’tan korkar,o güzel kelimeyi (La ilahe illallah sözünü) tasdik eder ise muhakkak biz onu (Allah’ın rızasına uygun) en kolay yola muvafık kılarız.Fakat kim cimrilik eder (=Allah hakkını ödemez), Allah’ın yardımına ihtiyaç duymaz (kendisini müstağni sayar) ve en güzel sözü (Tevhid kelimesini) inkar eder ise biz de onu en şiddetli (Cehenneme götürücü) yola hazırlarız.’’ (Leyl)

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 79 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ebu Hureyre r.a.’den:şöyle dediği rivayet edilmiştir: Resulullah s.a.v. buyurdu ki: Kuvvetli mu'min zayıf mu'minden daha hayırlı ve Allah’a daha sevimlidir. Her ikisinde de hayır vardır. Sana menfati olan şeylere düşkün ol. Allah’tan da yardım dile ve (faydalı şeyleri istemek, Allah’tan da yardım dilemek hususunda) gevşeklik etme. Eğer (hoşlanmadığın) bir şey sana isabet ederse (başına gelirse) ben şunu isteseydim, bunu yapsaydım (bu iş başıma gelmezdi) deme ve lakin : “Allah (böyle) takdir buyurdu ve dilediğini yapar.> demelisin. Çünkü Lev (=şunu yapsaydım, böyle olsaydı, -eğer- kelimesi) şeytan (vesvesesine ve) işine yol açar.) MÜSLİM RİVAYETİ VE İZAH İÇİN TIKLA

Derece: Hasan

Sunen-i Ibn Mace, 80 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ebu Hureyre r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi, Resulullah s.a.v.’in şöyle buyurduğunu söylemiştir: <Adem ve Musa (Aleyhisselam) münakaşa ettiler. Musa (Aleyhisselam) Adem (Aleyhisselam)’a: - Ya Adem! Sen babamızsın. İşlediğin günahla bizi zarara soktun ve bizi Cennetten çıkarttın, dedi. Adem (Aleyhisselam) da Ona: - Ya Musa! Allah, insanlar içinden seni seçip kelamını sana verdi. Senin için Tevrat’ı eliyle yazdı. Allah’ın, beni yaratmadan 40 yıl önce hakkımda takdir buyurmuş olduğu bir şey (günah) üzerinde sen beni kınıyor musun? dedi. Böylece Adem, Musa’yı yendi. Böylece Adem, Musa’yı yendi. Böylece Adem, Musa’yı yendi. (Bu cümleyi 3 defa tekrarladı)

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 81 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ali r.a.’den Resulullah s.a.v., şöyle buyurdu, dediği rivayet olunmuştur. ‘’Kul, (şu) dört şey'e inanmadıkça iman etmiş olmaz. Allah’ın varlığına, birliğine, ortağının olmadığına, şüphesiz benim, Allah’ın Resulu olduğuma, öldükten sonra dirilmeye ve kader’e.’’ Diğer tahric: Tirmizi, kader TİRMİZİ HADİSİ İÇİN TIKLA Mahir: İfadeler açık ve izah’a gerek yoktur. Bununla beraber kaderiyecilerin bütünüyle imansız olmadığı iddiası da mevcuttur

Derece: Sahih