KURAN KATİBİ
← Hadis Külliyatı

Sunen-i Ibn Mace

Ibn Mace · 4.319 hadis

Sunen-i Ibn Mace, 202 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ebu'd-Derda r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Allah Teala’nın: '' … Her gün Allah yeni bir icaddadır.'' buyruğu hakkında şöyle buyurdu: '' Bir günahı örtmesi, bir üzüntüyü gidermesi, bir kavmi yükseltmesi ve bir kavmi alçaltması O’nun (yeni yeni) icadlarındandır. '' Not: Zevaid de: ‘’Bu Hadis’in isnadı hasendir’’ deniyor

Derece: Hasan

Sunen-i Ibn Mace, 203 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Cerir (bin Abdillah) r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah s.a.v. şöyle buyurdu, demiştir: '' Kim iyi bir çığır açar da o çığıra gidilirse ona, açtığı çığırın sevabı verileceği gibi o yolda gidenlerin sevabının bir misli de verilecek ve bu (adam), onların sevaplarından bir şey eksiltmeyecektir. Kim kötü bir çığır açarsa ona da, açtığı çığırın günahı yükletileceği gibi o yolda gidenlerin günahlarının bir katı da yükletilecek ve bu (adam), onların günahlarını eksiltmeyecektir. '' İsnad farklı olmakla beraber anlamca aynı BUHARİ’nin şu hadislerini ve izahatları mutlaka okuyun: 1997-2 –

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 204 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ebu Hureyre r.a.’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Bir (fakir) adam Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yanına geldi. Resulullah da ona yardım etmek üzere (sahabileri) teşfik etti. Bunun üzerine bir sahabi : - Benim yanımda şöyle şöyle mal vardır, dedi (ve o malları getirip adama verdi.) Ravi (Ebu Hureyre) dedi ki: Bunun üzerine mecliste bulunan herkes az çok bir şeyler sadaka olarak adama verdi. Bundan hemen sonra Resulullah s.a.v.: '' Kim hayırlı bir iş yaparak (örnek olur) ve halk tarafından o hayırlı iş yapılırsa, ona yaptığı işin sevabı tam olarak verileceği gibi o hayırlı işi yapan insanların sevaplarından de verilecek ve bu (adam), onların sevaplarından bir şey eksiltmeyecektir. Kim fena bir çığır açar da o çığırda gidilirse ona da açtığı çığırın günahı tam olarak yükletileceği gibi o yolda gidenlerin günahlarından da yükletilecek ve bu (adam), onların günahlarından bir şey eksiltmeyecektir. '' Not: Zevaid de: ‘’Bu hadis’in isnadı sahihtir.’’ Deniyor. İsnad farklı olmakla beraber anlamca aynı BUHARİ’nin şu hadislerini ve izahatları mutlaka okuyun: 1997-2 –

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 205 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Enes bin Malik r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: '' Her hangi bir davetçi (insanları) dalalete çağırır da ona uyulursa şüphesiz, davetine icabetle ona uyanların günahlarının bir misli kendisine verilecektir. Ve bu (adam), uyan insanların günahlarından bir şey eksiltmiyecektir. Her hangi bir davetçi (insanları) hidayete çağırır da ona uyulursa, uyan insanların sevaplarının bir misli şüphesiz ona verilecek ve bu (adam), uyanların sevaplarından bir şey eksiltmiyecektir. '' Not: Zevaid de: ‘’Bu hadis’in isnadı zayıftır.’’ Deniyor. İsnad farklı olmakla beraber anlamca aynı BUHARİ’nin şu hadislerini ve izahatları mutlaka okuyun: 1997-2 –

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 206 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ebu Hureyre r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: '' Kim, hidayete çağrıda bulunursa, kendisine uyanların sevaplarının bir katı ona verilecek ve bu (adam), uyanların sevaplarından bir şey eksiltmiyecektir. Kim de dalalete davet ederse, kendisine tabi olanların günahlarının bir misli ona verilecek ve bu (adam), tabi olanların günahlarından bir şey eksiltmeyecektir. '' İsnad farklı olmakla beraber anlamca aynı BUHARİ’nin şu hadislerini ve izahatları mutlaka okuyun: 1997-2 –

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 207 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ebu Cuhayfe r.a.’den rivayet edildiğine göre, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu, demiştir: '' Kim iyi bir çığır açar ve kendisinden sonra o çığırda gidilirse ona, kendisinin sevabı verileceği gibi, açtığı çığırda giden insanların sevaplarından hiçbir şey eksiltmeden o sevapların bir katı da verilecektir. Kim de kötü bir çığır açar ve kendisinden sonra o çığırda gidilirse,ona kendisinin günahı yükletileceği gibi, açtığı yolda gidenlerin günahlarından hiçbir şey eksiltmeden o günahların bir misli de yükletilecektir. '' Not: Zevaid de: ‘’Bu isnad zayıftır.’’ Deniyor. İsnad farklı olmakla beraber anlamca aynı BUHARİ’nin şu hadislerini ve izahatları mutlaka okuyun: 1997-2 – 2387 Ebu Cuhayfe hal tercemesi: Ebu Cuhayfe Veheb bin Abdillah Es-Suvai el-Kufi, Sahabidir. Resulullah s.a.v. vefat ettiğinde henüz erginlik çağına varmamış idi. 45 hadisi var. Buhari ve Müslim iki hadisini müttefikan, yalnız Buhari iki ve yalnız Müslim 3 hadisini almışlardır. Ravileri: Oğlu Avn ve Şa'bi ile Ebu İshak ve başkalarıdır. Hicri 74 yılında vefat etmiştir. Kendisi Hz. Ali'nin seçkin arkadaşlarından idi. Hulasa Sah

Derece: Hasan Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 208 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ebu Hureyre r.a.’den rivayet edildiğine göre, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: '' Her hangi bir şeye çağıran her davetçi kıyamet günü durdurularak (dünyada) davet ettiği şeye olan çağrısını sürdürecektir. Yalnız bir adamı davet etmiş olsa bile kişinin durumu böyle olacaktır. '' Not: Zevaid de: ‘’Bu isnad zayıftır.’’ Deniyor

Derece: Daif

Sunen-i Ibn Mace, 209 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Amr İbni Avf El-Müzeni r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: '' Kim benim bir sünnetimi ihya ederek insanların onunla amel etmelerine vesile olursa, o insanların kazanacağı sevaplardan hiçbir şey eksiltmeden onların sevaplarının bir katını almış olacaktır. Kim de bir bid'at icat ederek onunla amel edilmesine vesile olursa, o bidat ile amel edenlerin yüklenecekleri günahlardan hiçbir şey eksiltmeden onların günahlarının bir katını yüklenmiş olacaktır

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 210 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Amr İbni Avf r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur : '' Kim benden sonra ihmal edilmiş bir sünnetimi ihya ederse, o sünnetle amel eden insanların sevaplarından hiçbir şey eksiltmeden onların sevaplarının bir mislini şüphesiz almış olacaktır. Kim de Allah ve Resulunün razı olmadıkları bir bidat’ı icad ederse o bidat ile amel eden insanların günahlarından hiçbir şey eksiltmeden onların günahlarının bir mislini yüklenmiş olacaktır. '' Ayrıca benzerini Tirmizi ilim bahsinde tahric etti. TİRMİZİ HADİSİ İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Derece: Very Daif

Sunen-i Ibn Mace, 211 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Osman bin Affan r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: '' (Şu'be’nin rivayetine göre) Sizin en hayırlınız, (Süfyan’ın rivayetine göre ise) sizin en faziletliniz Kur'an’ı öğrenen ve öğretendir. '' İZAH 213 TE

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 212 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

(YİNE) Osman bin Affan r.a.’den, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğu bildirildi: '' Sizin en faziletliniz Kur'an’ı öğrenen ve öğretendir.'' İZAH 213 TE

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 213 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Sa’d bin Ebi Vakkas r.a.’den, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu dediği rivayet olunmuştur: '' Sizin en hayırlılarınız Kur'an’ı öğrenenler ve öğretenlerdir. '' (Ravi) dedi ki ve: (Bana hadisi rivayet eden zat) elimi tuttu ve beni bu oturduğum (Kur'an öğretme) mevkiine oturttu, Kur'an okutuyorum. '' Not: Zevaid de: ‘’Bu hadis’in isnadı zayıftır.’’ Deniyor. AÇIKLAMA (211, 212 ve 213) : Birinci hadisin senedindeki ravilerden Yahya bin SaiD El-Kattan, iki zattan rivayette bulunmuştur: Şu'be'den aldığı rivayette hadisin metni: 'Sizin en hayırlısınız ...' diye başlar. Süfyan'dan aldığı rivayette ise metin: «Sizin en faziletliniz ...•• şeklinde başlar. Bu husus hadisin rivayetinde belirtildiği için biz de parentez içi ifadelerle durumu belirttik. Son hadiste Resulullah s.a.v.'in buyruğu bittikten sonraki sözün hangi raviye ait olduğu belirtilmemiştir. Eldeki İbn-i Maceh «Sünen •• nüshasının dip notunda Muhammed Fuad abdulbaki: Bu sözün ravi Asim bin Behdele'ye ait olması umulur. Çünkü kendisi zamanının Kur'an okuyucularının imamı idi. bölümün manası da şöyle olur: Mus'ab bin Sa'd elimi tutup beni Kur'an öğreticiliği mevkiine oturttu- demiştir. Buhari Fadililu'I-Kur'an kitabının 21'nci babında ilk iki metni yine Osman bin Affan r.a.'den rivayet etmiştir. SenedIerindeki ravilerin bir kısmı buradaki ravilerdir. Hadisler Kur'an-ı Kerim'i öğrenmenin ve öğretmenin faziletini beyan ederek bu ulvi hizmeti ifa eden kimsenin en hayırlı ve faziletli insanlardan olduğunu ifade ediyor. Çünkü böyle bir mu'min hem kendi nefsini hem de başkalarını olgunlaştırır. Kendisi yararlanır, halkı da yararlandırır. Bir soru hatıra gelebilir: Hadislerin zahirine göre Kur'an öğrenimi ve öğretimi ile meşgul olanlar en hayırlı ve en faziletli insanlardır. Bu duruma göre bunlar fıkıh ilminin öğrenim ve öğretimi ile meşgul olanlardan daha mı üstündürler? Cevab: Hayır. Fıkıhçı bir kimse Kurra' olanlardan üstündür. Bu hadislerdeki muhatablar Sahabilerdir. Ashab-ı kiram ise fıkıhçı idiler. Şu halde hadisten alınan netice şudur: Fıkıh bilgisi yanında kıraatla da iştigal eden kimseler daha hayırlı ve faziletlidirler. Buhari'nin şerhi Kastalani bu soru ve cevabı belirttikten sonra şöyle sö.yler: Kur'an öğrenmek ve öğretmekle meşgul olan kimse, cihad eden veya cephede nöbet bekleyen veyahut marufu emredip münkeri men eden kimseler gibi ağır ve tehlikeli yükler altına girenlerden üstün mü? diye sorulsa buna cevaben denilecek ki: Bu hususta ölçü yararlı olmaktır. Hangisi cemiyete daha çok yararlı olursa o daha hayırlıdır. Diğer bir açıdan şunu da belirtelim ki kanaatımca hadislerden kasdedilen mana. Kur'an-ı öğrenmek ve öğretmekle meşgul olan kimsenin en hayırlı ve en faziletli insan olduğunu belirtmek değildir. Gaye böyle bir kimsenin en hayırlı ve en faziletli insanlardan sayıldığını belirtmektir. Hadisler Kur'an öğretimini teşvik eder. İbn-i Ebi Davud'un rivayetine göre Sevri'ye cihad ile Kur'an öğretiminden hangisinin daha sevab olduğu sorulduğunda, Sevri, Kur'an öğretimini tercih etmiştir.»

Derece: Hasan Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 214 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ebu Musa el-Eşari r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah s.a.v. şöyle buyurmuştur: '' Kur'an okumayı itiyad eden mu'minin durumu turunç (meyvesi) durumu gibidir. Tadı güzel, kokusu güzeldir. Kur'an okumayı itiyad etmeyen mu’ninin hali de hurmanın haline benzer. Tadı güzel, fakat kokusu yoktur. Kur'an okuyan münafığın vaziyeti de reyhane’nin vaziyeti gibidir. Kokusu güzel fakat tadı acıdır. Kur'an okumayan münafığın hali de Ebu Cehil karpuzunun haline benzer, tadı acı, kokusu da yoktur. '' Diğer tahric: Buhari, et'ime, Fedailü'l-Kur'an, tevhid; Müslim, müsafirin; Ebu Davud, edeb; Tirmizî, emsal, Nesaî, iman; Darimî, Fedailü'l-Kur'an; Ahmed b. Han bel, IV

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 215 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Enes bin Malik r.a.’den Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu, dediği rivayet olunmuştur: '' Şüphesiz insanlar’dan Allah’a yakın olanlar vardır. '' Sahabiler : - Ya Resulallah! Allah’a yakın insanlar kimlerdir? diye sordular. Resulullah: '' Onlar Kur'an ehli, Allah ehli ve Allah’ın has kullarıdır. '' buyurdu. Not: Zevaid de: ‘’Bu hadis’in isnadı sahihtir.’’ Deniyor

Derece: Daif

Sunen-i Ibn Mace, 216 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ali bin Ebi Talib r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: '' Allah, Kur'an’ı okuyup hıfz eden kimseyi Cennet’e idhal eder ve Cehennem’e kesinlikle müstehak olan ev halkından on kişi hakkında şefaat etmesini kabul eder

Derece: Very Daif

Sunen-i Ibn Mace, 217 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ebu Hureyre r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: '' Kur'an’ı öğreniniz, okuyunuz ve uyuyunuz. Çünkü Kur'an’ın durumu ile onu öğrenip hakkını ödemeye çalışan mu'min’in durumu için misk dolu tuluğun durumuna benzer ki, misk’in kokusu her tarafa yayılır. Kur'an’ı öğrenip, içinde Kur'an bulunduğu halde uyuşup gaflete dalanın durumu da içinde misk bulunup ağzı sıkıca bağlanmış olan tuluk gibidir

Derece: Daif

Sunen-i Ibn Mace, 218 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Amir bin Vasile Ebu’t-Tufeyl r.a.’den şöyle dediği rivayet olunmuştur: Nafi bin Abdil Haris r.a. Usfan da Ömer bin el-Hattab r.a.’a rastladı. O sıralarda Ömer onu Mekke valisi tayin etmiş idi. Ömer onu Usfan’da görünce ona: - Mekke halkı başında yerine kimi vekil bıraktın? diye sordu. Nafi : Onların başında İbni Ebza’yı kendime vekil bıraktım, diye cevap verdi. Bu kere Ömer : -İbni Ebza kimdir? diye sordu. Nafi : -İbni Ebza bizim mevalimizdendir, dedi. Ömer ; -Sen Mekke halkı başında mevalii’den birisini mi bıraktın? diye sordu. Nafi : - O adam gerçekten Allah Teala’nın kitabını devamlı okur (onunla amel eder), dini farzları bilir ve (hak ile) hükmeder, diye cevap verdi. Ömer: - Biliniz ki sizin Nebiiniz s.a.v. şüphesiz şöyle buyurdu: '' Allah Teala bu kitab (Kur'an)la bazı kavimleri yükseltir diğer bazı kavimleri de alçaltır. '' MÜSLİM HADİSİ İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 219 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Ebu Zer(i Gıfari) r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem : '' Ey Eba Zer' ! Sabahleyin evinden çıkıp Kur'an’dan bir ayet öğrenmen senin için yüz rekat nafile namaz kılmandan daha hayırlıdır. Yine sabahleyin evinden çıkıp mükellefin ameli ile ilgili olan veya olmayan ilimden bir babı öğrenmen (senin için) bin rekat nafile namazdan daha hayırlıdır. '' Not: EI•Münziri hadisin isnadının hasen olduğunu söylemiştir. Zevaid yazarı, seneddeki ravilerden Abdullah bin Ziyad ile Ali bin Zeyd'in zayıf oldukları söylendiğini beyan ettikten sonra Tirmizi'nin tahriç ettiği iki şahid ile hadisin takviye edildiğini belirtmiştir

Derece: Daif

Sunen-i Ibn Mace, 220 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

(H: İki farklı Senedle geliyor) Ebu Hureyre r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah s.a.v. şöyle buyurmuştur: '' Allah (Teala) kim hakkında hayır dilerse onu din de fakih kılar. '' Not: Bu hadis’in Zevaid notu 221 deki Açıklama da

Derece: Sahih

Sunen-i Ibn Mace, 221 numaralı hadis

The Book of the Sunnah

Muaviye bin Ebi Süfyan r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: '' Hayırlı şey bir alışkanlıktır. Şerli iş de bir düşmanlıktır. Allah (Teala) kim hakkında hayır dilerse ona dinde fakih kılar. '' Not: Zevaid de: İbn-i Hibban sahihinde Hişam bin Ammar’dan aynı sened ve metinle tahric etmiştir. ‘’ deniyor 220 ve 221 AÇIKLAMASI: Hadislerde geçen «Fıkıh» kelimesi Arap dilinde anlamak, bilmek demektir. Din lisanında ise şeriat ilmine tahsis edilmiştir. Şer-i şerife Fıkıh adının verilmesinin sebebi ise şer'i hükümlerin bir takım kaideler, deliller, kıyaslar, derin ictihadlar ile ve büyük bir anlayış kabiliyeti ile meydana çıkarılmasıdır. Kastalani: «Hadiste, fıkıh kelimesinin sözlük manası ile yorumlanması daha uygundur. Çünkü dini ilimIerin hepsini kapsamış olur. Aksi takdirde yalnız şeriat ilmine münhasır kalır», der. Sindi diyor ki : Din hususundaki fıkıh bilgisi, kalbe Allah korkusunu veren ve o korkunun etkisini kişinin dış organlarında gösteren öyle bir ilimdir ki; artık sahibi, kendi çevresini uyarmağa girişir. Tevbe suresinin meali aşağıya alınan 122'nci ayeti buna işaret buyurur: «Bununla beraber mu'minlerin hepsinin toplanıp birden. savaşa gitmeleri doğru değildir. Her kabileden büyük bir kısım. savaşa çıkmah. onlardan bir kısmı da, din hususunda fıkıh bilgisini öğrenmek ve kabileleri savaştan geri döndüğü zaman, onları Allah'ın azabı ile korkutmak için geri kalmalıdır. Olur ki; Allah'ın azabından sakınırlar.» Darimi'nin İmran'dan rivayet ettiğine göre kendisi Hasan hazretlerine bir mes'ele ile ilgili olarak: Ya Eba Said! Fıkıhçılar böyle söylemiyorlar? deyince, Hasan: - Vah vah! Sen şu ana kadar tek bir fıkıhçı gördün mü? Fıkıhçı, ancak dünyayı bırakan, ahirete gönül veren, dini hususlarda basiret sahibi olan ve Rabbine ibadet etmeye devam eden kimsedir, dedi» Hadislerde geçen. Hayır ile büyük hayır veya hayırların hepsi kasdedilirse fıkıh bilgisi olan kimsenin büyük hayra veya hayırların hepsine mazhar olduğu, fıkıh bilgisi olmıyan kimsenin bu büyük hayırdan mahrum kaldığı veya hayırların hepsini alamadığı ifade edilmiş olur. İkinci (221.) hadisin «Hayırlı şey bir alışkanlıktır ... » fıkrası ile kasdedilen manayı Sindi şöyle açıklar: Yani sağlam bir iman ve muhkem bir takva üzerinde duran mu'minin göğüsü hayırlı şeylere açılır, içtenlikle ve seve seve hayırlı hizmetlere koşar, artık bu çalışma onun için bir adet ve alışkanlık haline gelir. Fakat gönlü şerre ve kötülüklere açık değildir, böyle şeyleri yapmak istemez. Ancak şeytan ve kötülüğü şiddetle emredici olan nefsin amansız düşmanlığı neticesinde onun kalbine şer girebilir.» Buhari yukardaki fıkra hariç, hadisi, ilim ve İ'tisam bölümlerinde Muaviye r.a.'den rivayet etmiştir. Buhari'deki rivayete göre Hz. Muaviye bu hadisi bir hutbe esnasında rivayet etmiştir. Oradaki metin uzundur. Müslim de zekat bölümünde rivayet etmıştir. Zevaid müellifi de, Tirmizi'nin, birinci hadisi İbn-i Abbas'tan rivayet ettiğini ve İbn-i Hibban'ın da ikinci hadisi Hişam bin Ammar yolu ile rivayette bulunduğunu ifade etmiştir. Sindi ise şöyle söylemiştir: Nesai, ilk hadisi Şuayb, Zühri, Ebu Seleme ve Ebu Hureyre senedi ile rivayet etmiştir. En sıhhatlısı Buhari ve Müslim'de olduğu gibi Zühri'nin Humayd bin Abdirrahman bin Avf vasıtası ile Muaviye'den yaptığı rivayettir. İbn-i Maceh'in Ebu Hureyre'den olan rivayeti zahiren sahihtir. Fakat Zühri'nin rivayeti üzerinde ihtilaf edilmiştir

Derece: Hasan